Şiirden Yayıncılık

Günümüz Genç Şiirin Durumu

Metin Cengiz   Ülkemizde her alanda kimsenin kolayca açıklayamadığı, adını anlaşılır bir biçimde koyamadığı, büyük değişim ve dönüşümler yaşanıyor. Yaşananlar adlandırılmak için sayfalar dolusu yazılar yazılıyor. Bu yazıları okuduğunuzda, savunulanların ülkede olup bitenler konusunda doyurucu olmadığını, olamadığını görüyorsunuz. Doğrusu değişim şu meşhur fil meselinde olduğu gibi tanımlanıyor. Herkes fili tuttuğu yerden (bulunduğu cepheden) tanımlamaya çalışıyor. Herkes özgürlükçü. Herkes ülkemizin bir değişim sancısı yaşadığını söylüyor. Herkes eski kalıpların günümüze uymadığını, eski giysilerin dar geldiğini, yasaların değişime göre uyarlanması gerektiğini söylüyor. Ama siyasal aktörler bir türlü bir araya gelip yapılacak olanın üzerinde anlaşamıyor. Bir ayak oyunu, arkadan kuşatıp puan alma kurnazlığıdır siyasal...

Continue Reading →

Fikret Demirağ’ı da Uğurladık!

FİKRET DEMİRAĞ ANMASI/METİN CENGİZ Fikretle aramızda şiirin ırmağı Işığın tilmizi gibi akardı Tek tek konuşurduk bütün şairleri Yıldızlar bir şenliğin fitilini yakardı Kardeşim Akdeniz'i içiyor şimdi Mezarı başında bir can simidi Sanki ölümün süvarisi Gecenin atlarını sürüyor *** Son aradığımda ıslak bir ses telefonda "Boğazım kurudu ellerim dondu" Hayat bazen bıkkınlık verir ya Zaman böyledir, belirsiz bir uyku Şimdi desem ki kardeşim gel Der mi geliyorum, şair sözü Ölüm mü açan gövdesinde Çiçek gibi iki gözü *** Fikret’ten sonra dünya azaldı Bir adım atıyorum rüyamda çil çil bir Yalova Bir adım atıyorum Fikret’in anlattığı Girne *** Fikret’le sokak sokak gezerdik...

Continue Reading →

Şizofrenik Gerçeklik, Saçmalamak ve Günümüz

Metin Cengiz Anlamı hiçlemenin, sıfırlamanın bir olanağı var mı? Şiirde, herkesin ortak malı olan dilin özel kullanımı yoluyla, çok öznel, ancak yazanın anlamlandırabileceği, belki de, bir müddet sonra yabancılaşacağı bir şifreyle metin oluşturmak güç iştir. Ama böyle metinleri günümüzde artık bulabilmek olanaklı hale geldi. Kimsenin yaratılan yan anlamını çözemediği, hayatı yeniden üretme şansı/olanağı olmayan böylesi metinler, dolayısıyla günümüzdeki gerçekliğin parçalanmışlığına, saçmalığına bile bir atıf olamaz/olamıyor. Konuya açıklık getirmek için günümüz dünyasının özelliklerine gönderme yapan metinlere burada sanırım değinmek gerekiyor. Bu nedenle de, Jameson’un ‘ecriture’ diye nitelediği kesikli metinlerden söz etmek istiyorum. Jameson’un ‘ecriture’ demeyi yeğlediği, şizofrenik parçalanmayı gösteren göndermeler algılanabiliyor,...

Continue Reading →

Le Monde’de Türkiye analizi

Türkiye, son ve büyük bir hesaplaşmaya doğru gidiyor. Bu ülke korkulduğu gibi, ırka ya da dine dayalı bir bölünme yaşamadı. Daha korkunç ve daha temel bir bölünmeye gidiyor. Cumhuriyet boyunca süren “kültürel bölünme”. Bu artık iyice keskinleşti. Şimdi bir yanda, ayakkabılarını sokak kapısı önünde çıkaran, kadınları başı örtülü, erkekleri sokağa pijamayla da çıkabilen, erkek çocukları kahveye giden, kız çocukları tam bir baskı altında yasayan, türkü ile arabesk arası bir müzikten hoşlanan, futbol izleyen, belki de hiç kitap okumamış, hiç dans etmemiş, hiç kari koca birlikte yemeğe gitmemiş, hiç tiyatro seyretmemiş, iyi eğitim alamamış, dini inançları kuvvetli, kalabalık, bir kitle var....

Continue Reading →

Sayın Başbakanımızdan İsteğimiz

"Bizler faniyiz, kalıcı değiliz. Her birimiz ölecek ve geride bıraktıklarımızdan dolayı sorgulanacağız. Müslümanlar olarak hepimizin gideceği yer, 2 metreküp çukurdur. Seninle beraber gelen sadece kefen olacak. O kefenin kadri kıymetini bilelim. Onun için diyorum halkın haykırışına son verecek insani taleplerine kulak verin, kulak verelim. Halktan gelen değişim anlayışını hiç tereddüt etmeden karşılayın. Açıkça söylüyorum, istismarcıların, kirli odakların, Mısır üzerine karanlık senaryoları olan kesimlerin inisiyatif almasına fırsat vermeden, Mısır’ın huzuru, güvenliği, istikrarı adına önce siz adım atın. Halkı tatmin edecek adımlar atın. Özgürlükler ertelenemez, gözardı edilemez." Yukarıdaki sözler Sayın başbakanımıza ait. Başbakanımız bu güzel ve anlamlı sözleri, Tunus'ta başlayan ve bu...

Continue Reading →

İmge Nedir?

Metin Cengiz   İMGE ÜZERİNE 1- En genel kullanımıyla imge bir nesne, bir varlık hakkındaki zihinsel tasarımımızdır. Duyu yoluyla elde edilmiş varlık hakkındaki bu ilk resim, kopya ya da tasarım maddenin büyülü bir türevi olan ve gizli labirentlere sahip olan bilinçte belirginleşir. Kısaca dış dünyanın, varlığın, gerçek ya da gerçekdışı bir şeyin ya da olgunun zihindeki tasarımına imge denir. Nesne hakkındaki bilgimiz böylece oluşur. İmge hakkındaki en genel tanım varlık hakkında bilgi edinmenin ilksel biçimi olması yönündedir. Yani varlık hakkındaki bilincimiz onun imgesi, öznel tasarımıdır. İmge zihinde ya algı yoluyla ya da algının düşünülmesi, çağrıştırılması, imgelemde kurgulanması yoluyla elde edilir....

Continue Reading →

Tudor Arghezi ödülü Metin Cengiz’in

Metin Cengiz, geçen yıl da Melih Cevdet Anday ödülüne layık görülmüştü. Romanya’da Târgu Jiu’de her yıl 20-22 Mayıs tarihleri arasında verilen “Uluslar arası Tudor Arghezi Şiir Ödülü”ne, bu yıl Türkiye’den Metin Cengiz ve Azerbeycan’dan Cengiz Abdullayev değer görüldü. 80’li yıllar şiirinin önde gelen ismi Metin Cengiz, Yücel Kayıran’ın da vurguladığı gibi “kendi kuşağı içinde, şiir kültürüne, kuramsal yazılarla katkıda bulunan tek şair”. Geçtiğimiz yıl Melih Cevdet Anday ödülüne de layık görülen Metin Cengiz’e ödülü 20-22 Mayıs tarihleri arasında Gorj ilindeki kültür konseyi tarafından sunulacak. Ayrıca ödülü alanlar Târgu Carbunesti kasabasının onur üyeleri olacaklar. Tudor Arghezi, Rumen ulusal şair ve yazarı...

Continue Reading →

Kadın Şairler Bildirisi

26 kadın şair "İşlevi saptırılmış şiir yıllıklarını ve ödülleri istemiyoruz" diyerek bir bildiri yayımladı. 26 kadın şair, "Türkiye'de her alanda kendini gösteren adaletsizlik ve dengesizlikten şiir dili ve şairin de nasibini aldığı" gerekçesiyle bir bildiri yayımladı. Aralarında Nilay Özer, Zehra Betül Yazıcı, Gülseli İnal, Müesser Yeniay'ın da bulunduğu kadın şairler, hazırladıkları bildiride, "İşlevi saptırılmış şiir yıllıklarını ve ödülleri istemiyoruz" diyerek, şu ifadelere yer verdiler: "Son yıllarda hazırlanan yıllıklar egemen ideolojinin bir göstergesi, ülkemizde her alanda yaşanan değişimin bir yansıması ve sonucudur. Her geçen yılla birlikte Türk şiirinin köşe taşlarının 'insafsızca' veya adaletsizce, şiir dışı gerekçelerle yıllıklardan budanması da yıllıkların eski...

Continue Reading →

Kafası Üstü Düşmek

Metin Cengiz   Bu olay travma geçirmeye, davranış bozukluklarına yol açar, gündelik hayatta olumsuzluklar başlatır, kişiyi uyumsuzlaştırır, kişinin olanı biteni doğru değerlendirmesini engeller, vb. Bir de üstüne üstlük eleştirmenlik, yazarlık gibi bir iddianız varsa, yazdıklarınız sırıtır, biri hakkında yazıyorsanız, başka niyetler devreye girer, konuyu dağıtırsınız, takıntılarınız sizi yönetmeye başlar. Hele de haksız kazanımlarınız varsa, yani hak etmediğiniz bir oruna yükselmişseniz, tecrübelerinizi, bilginizi, yeteneğinizi aşan yerlerdeyseniz nevriniz döner. Er ya da geç bunların bir gün ortadan kalkacağı korkusu sizi yakalar, yönetir, sabuklamanıza yol açar. Sizin gerçek yüzünüzü gösterenlere her fırsatta, internet ortamında, yazılarınızda yerli yersiz, herhangi bir bağlam olmaksızın laf söylersiniz,...

Continue Reading →

Refik Durbaş YKY Yıllığını Protesto Etti Mi?

Yasakmeyve’nin 55. Sayısında (Mart 2012) Baki Asiltürk (BAT) yine inciler döktürmüş, güya Refik Durbaş YKY Şiir Yıllığı protestosuna imza vermemişmiş, kendisine öyle demiş Refik Durbaş. Biz Refik Durbaş’ın imzasını vermediği halde vermiş gibi gösterip kullanmışız; kısaca sahtekârlık yapmışız. Adam aynada kendisine bakarken halüsinasyon mu görüyor nedir; herşeyi fena halde karıştırmaya başladı. Böyle şeyler bizim yöntemimiz değildir, biz ne söyleyeceksek doğrudan söyleriz, lafımızı esirgemeyiz, eğriye eğri, doğruya, böyle gördüğümüze de “doğru” deriz. Bizi kendi yalanlarına daha fazla alet etmemesi için Refik Durbaş’ın Adnan Azar’ın12 Mart 2011 tarih, saat 22:19’da gönderdiği epostasına cevap olarak, 13 Mart 2011 tarih, saat 15,56’da gönderdiği epostasını...

Continue Reading →