Genel

Şiirin Sultanları/Hikmet Altınkaynak

Hikmet Altınkaynak Cumhuriyet'teki köşesinde yurtdışında başarılı olan, kadın yazar ve şairlerimizi tanıtmış "Şiirin Sultanları" betimlemesiyle. Gurur duyduk, yayınevimizin kendisiyle gurur duyduğu yazarlarımızdan Müesser Yeniay'ın dünyada da değer gören, ülke edebiyatı içindeki başarısının gittikçe yaygınlaşması, yayınevimizin isabetli bir poetikaya sahip olduğunu, doğru işler yaptığını gösteriyor. Kendisini kutluyoruz. Engin Fırat'ın bir eleştirmen olarak yazarımızın şiiri hakkındaki dğerli kitabını ise şiddetle öneriyoruz.

Continue Reading →

Dmytro Chystiak

Dmytro Chystiak (22 Ağustos 1987'de Kiev'de doğdu) Şair, kısa öykü yazarı, edebiyat eleştirmeni, çevirmen, sanat eleştirmeni ve gazeteci. Kiev Ulusal Taras Şevçenko Romanik Edebiyat Bölümünde Çeviri Çalışmaları ve Poetik ile Brüksel’de Çeviri Edebiyatı Avrupa Merkezi'nde Edebiyat ve Çeviri çalışmalarında profesör. Maeterlinck'in dramalarındaki antik mitler üzerine bir doktora tezinden sonra (2012), Belçika ve Ukrayna Sembolist şiirinin mitolojik analizi hakkında Fransızca ve Ukraynaca Doktor Habilitatis tezini (2019) tamamladı. Dmytro Chystiak aynı zamanda “Mova ta istoria” edebi ve bilimsel inceleme bölümünün başkanıdır. Ukrayna'daki Sammit-Knyga Yayınevi “European Academy” edebiyat koleksiyonunun yöneticisi ve Paris'teki L'Harmattan Yayınevinde Avrupa Edebiyatı bölümü yöneticisi. Aynı zamanda Fransız ve Belçikalı...

Continue Reading →

Jeton Kelmendi

Üniversitede profesör olan Kelmendi, aynı zamanda şair, oyuncu, çevirmen, gazeteci ve yayıncı. Peja – Kosova’da 1978 yılında doğdu. Priştine Üniversitesi’nde okudu, kitle iletişim alanında lisans eğitimi aldı. Brüksel’de Uluslaraarası Güvenlik Araştırmaları alanında ihtisas yaptı. İkinci ihtisasını diplomasi alanında yaptı. Ayrıca, Avrupa Bilim ve Sanat Akademisinin aktif bir üyesidir. Yıllardır şiir, deneme ve kısa öyküler yazıyor. 1999 yılında yayımlanan ‘Vaatlerin Yüzyılı’ kitabıyla Kosova’da tanındı. Şiirleri otuz yediden fazla dile çevrildi. Avrupa’da iyi bilinen ve en çok çevirisi yapılan Arnavut şairdir. Birkaç uluslararası edebiyat kulübü üyesi olan Kelmendi’nin, farklı ülkelerde çok sayıda kültür-sanat dergilerinde yazıları yayımlanmaktadır. Edebiyat eleştirmenlerine göre modern Arnavut şiirinin...

Continue Reading →

Cemil Okyay

Cemil Okyay 1955 Yılında Karamürsel’de doğdu. Karamürsel Lisesi ve Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi (Edebiyat Fak.) Türkoloji Bölümü mezunu. MEB’e bağlı liselerde Edebiyat öğretmenliği yaptı. Şiirden dergisinde yazılarını sürdüren Okyay, şiir ve öyküler üzerine yazılarıyla Varlık, Yasakmeyve, Sözcükler, Kitap-lık, Mühür, Yeniyazı, Notos Öykü, Sincan İstasyonu, Hürriyet/Gösteri, Hayâl, Yeni e, Ecinniler edebiyat dergilerinde;gerçek edebiyat.com ve artfull living.com’da yer aldı. Kitapları: Ellerimde Anlatılar (Mühür Kitaplığı, 2010) Duraksamadan Yansımalar (Mühür Kitaplığı, 2011) Yaşamın Lirik Söylemi (Mühür Kitaplığı, 2014) Dizelere Tutunmak (Yasakmeyve / Komşu Yayınevi, 2016)  

Continue Reading →

TANRITANIMAZLIK VE ŞİİR

Tanrısızlık mı? Ateizm bir insanlaşma durağıdır. İnsanın, kendi beniyle ve kendini çevreleyen diğer varlıklarla (benlerle) ilgili, giderek doğa, yaşam, ölüm üzerine geliştirdiği ve bütün bunların anlamını sorgulamasıyla oluşan, karmaşık ve uzun tarihi süreçte idrak/icat ettiği Tanrı kavramı, yine aynı süreçte insan aklının sorgulamasına maruz kalmıştır. Bugün bile karanlıkta kalmış yanlarının ancak ve de güçlükle, bu yüzden de ihtiyatla açıklanabildiği bir çok inanç ve dinlerin tarihi, bu birbirine zıt ve birbirini yaratan, besleyen, hatta varlıkları birbirine sıkıca bağlı olan tapınma kültü ve reddini iç içe gösterir. Örneğin Mu’tezile mezhebinin kurucusu Vasıl Bin Ata’nın, Allah’ın zat (öz) ve niteliklerinin (sıfatlarının) birbirinden ayrı...

Continue Reading →

Sevgili Deyince/Metin Cengiz

21 Mart Dünya Şiir Günümüz Kutlu Olsun! Koronaya karşı bir aşk şiiri bağışıklığımız için iyi gelir. Metin Cengiz'den "Sevgili Deyince"   SEVGİLİ DEYİNCE   Kar yağar mağaralardan gelen kar Tepelerin soluduğu havadaki kar Yolları örtüp yolları ot gibi saran kar Depremin ilk sarsıntıda ürküttüğü kuşların karı Kaldırımlardan şarkılara düşen kar Lenin devrim yaptığında omuzlarında duran kar Kim vuruldu ilk kurtuluş savaşında Onun su yerine avuçlarında eritip içtiği kar Her insanın yağdığında düşündüğü imgenin karı Yağar yürek hanenize Elif elif bütün gün Sevgili deyince   Yanardağ mı patlıyor, devrim uğultusu mu Ayağınızın altında duymazsınız, kar yağar Bir baş dönmesi sallanır gibi...

Continue Reading →

METİN CENGİZ İLE MODERNLEŞME VE TÜRK ŞİİRİ ÜZERİNE/ Söyleşiyi gerçekleştiren: Halim ŞAFAK

Metin Cengiz ile 'Modernizm ve Türk Şiiri ' üzerine 'Modernleşmenin tarihi, bireyleşmenin tarihi olarak da okunabilir.' Metin Cengiz şiir üzerine kafa yoran şairlerimizden biri. 'Modernizm ve Türk Şiiri' bu konuda ürettiği son çalışması. Cengiz'le kitabını konuştuk. -Sevgili Metin Cengiz; önce Şiirin Gücü (Yön,1994), ardından Toplumcu Gerçekçi Şiir 1923-1953 (tümzamanlaryayıncılık, 2000) son olarak da Modernizm ve Türk Şiiri (Telos, 2002) başlıklı çalışmaların yayımlandı. Şiir yazan biri olarak şiirin sorunlarına ilginin nedenleriyle görüşmemize başlasak? - Bu hemen hemen şiir üzerine yazı yazan, yazıyla düşünen, kendi poetikasını yazıyla açıklama zorunluğu duyan ya da kendi poetikası üzerinden Türk şiiri üzerine yazılar yazan her şaire...

Continue Reading →

KALBİMİN ÜSTÜNDEN BU TAŞI KALDIR/METİN CENGİZ

 

 

Uzaklaşıp giden görüntün

Anılar gibi kayboluyor

Sanki ardından sallanan bir el

“Gel,” diyor sana, “gitme, gel”

 

Rüzgâr da gittiğin yoldan esiyor

Erken iniyor ovaya gece

Patlıyor yalnızlığın tohumu

Biçimler gölgeler hepsi içimde

 

Sen de anıyor musun eski günleri?

Bir yudum suya benziyor uzaklar

Düşlerin bataklığı derin

İnsan ölmeden gömülüyor

 

Her şey sönmüş bir lamba gibi karanlıkta

Bu şiiri sana sunuyorum, merhamet

Kalbimin üstünden bu taşı kaldır

Bu taş ölümden bile ağır

 

23.02.2017, Yakacık

ERDAL ÖZ ANMASI/METİN CENGİZ

  ERDAL ÖZ ANMASI Günaydın dünya günaydın insanlık Bakın her yerde çeşit çeşit pencere Kimi sonuna kadar açık, ışıklı Kiminde kalın bir perde   Günaydın kardeşim günaydın Türkiye Gözlerimden serçeler geçiyor Güneşin battığı yerden doğduğu yere Her insanın bir aydınlığı var Kimse kalmasın hücrede   Sayfa sayfa güneşler saçmam bundan Bundandır adanmışlığım kitaplara Ben de tattım iyi bilirim ruhunu Düşmanım bile vurulmasın zincire   Hadi şerefine hürriyetin Bir yudum rakı daha içelim  

Continue Reading →