Genel

#Kapitalizme Direnmek/Metin Cengiz

  Freud'ün "Nereye gittiysem bir şairin benden önce oraya uğramış olduğunu gördüm" sözü bugün şairlerin geliştirmesi gereken poetika hakkında temel bir düstur gibi. Ancak o günden bu yana değişen koşullarla bu düstur tersine düşünülmeli. Şöyle ki... Freud o gün, şairlerin şiirleriyle kendisinin el attığı konuları bir içgörü olarak incelediğini ima ediyordu. Şimdi ise şairlerin artık bu konuların bilincinde bir poetika geliştirmeleri gerektiğinden söz ediyorum. Yani mesele tersine bir durum almıştır. Şiirin felsefeyle, siyaset bilimiyle, toplumbilimle, psikiyatri ile.. kısaca diğer disiplinlerle olan ilişkisini bilmeden günümüzü okumak mümkün değilken, günümüzün şiirini yazmak hiç mümkün değil. Şairlerin artık gerçekliği daha derinden kuşatmak, gerçeklik...

Devamını Oku →

KADINLAR GÜNÜ MANİFESTOSU/MÜESSER YENİAY

Kadınlar günü yaklaşıyor.. Kadınları yalnızca “anamız bacımız” edebiyatı üzerinden tanıyanlar için, şehirleri kadına benzetenler için, dilinde kadını “duhul edilen bir nesne” olarak görenler için, onu şekilcilik korsesinde durmadan küçültenler için, onu evin içine kapatıp ona yemeğin içinde dolanan kepçe rolünü biçenler için, rahmini bir poşet gibi kıvırıp sokaklara atanlar için, kullandığı hijyen ürünlerine vergi koyanlar için, yazdığı şiirleri bir edebiyat metni değil bir fener yakma olayı olarak görenler için, bedenini devlete zimmetleyenler, onu damızlık olarak kullananlar için, bedenine baktığında seven bir kalp yerine meme, vulva görenler için, kadının uysallığına bir ödev olarak bakanlar için, aşk maşasıyla kadını zapt u rapt...

Devamını Oku →

Yahya Kemal-Ece Ayhan Şiirinde Sapmaların Neliği/Yavuz Özdem

YAHYA KEMAL’DEN GENÇ ŞAİR’E ŞİİR DİLİNDE SAPMALAR Şiir dili ve  sapmalar (déviation)  hattında,  imgeyi, imgeli söyleyişleri  bir nevi ‘sapma’ saymak, zorlama bir yorum olsa da; hepten yanlış da dedirtmez. Bilindiği üzere tek gayesi iletişim olan  gündelik dil, her türden benzetme, eğretileme, mecaz…  gibi alanlarda   bir konsensüs (uzlaşı, oydaşma)  arar ve bunu esas alır; ama şiir  kendi benzetme, mecaz, eğretilemelerini -bu uzlaşıları dikkate alsa da -kendi isterlerine uygun yapar. Bu konularda  kimi dilcilerin ‘günlük dille, şiir dili arasındaki başlıca fark sapmalardır.’  tespiti  de  ‘iddiamı’ destekler mahiyettedir.  Sözgelişi  at oynat(mak), memleketin her köşesinde aynı (uzlaşılan)  anlama (keyfince, istediği gibi) gelirken; “Serin esmer...

Devamını Oku →

MÜESSER YENİAY’IN SEVGİLİYLE DAİMİ KONUŞMA’SI İÇİN/FERGUN ÖZELLİ

 Şiir yazanların çoğaldığı, şiir okurunun azaldığı, şiirin de hayatımızdan usul usul çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Şiir yazanların çoğalması elbette mutluluk verici; ama aynı oranda şiir okurunun azalması, hatta yüzdesinin tekli rakamlara inmesi de ayrı bir hüzün kaynağı; bir diğer hüzün kaynağı da şiirin (şarkı sözleri dışında) giderek hayattan kovulması. Şiirin hayattan kovulmasıysa, düşsüzlük ve iletişimsizlik; geçmişini yitirmiş bir geleceksizlik; paylaşmayla yardımlaşmayı unutmuş yoğun bir bencillik; doğadan uzaklaşma; soru sormayı, sorgulamayı ve toplumsal ve bireysel yüzleşmeyi unutup “insan” olmayı bile reddeden bir kimliksizlik getirmekte. Bunun dışında da şiddet, nefret, kin, savaş, ırkçılık, cinsiyetçilik ve her türlü yobazlığın son hızla topluma geri...

Devamını Oku →

MÜESSER YENİAY’IN ‘SEVGİLİYLE DAİMİ KONUŞMA’SI/ VARLIĞIN KARMA DUYUMU/ONUR AKYIL

  “Sevgiliyle Daimi Konuşma” Müesser Yeniay’ın son şiir kitabının adı. Müesser Yeniay, ülkemiz şiir okurunun şiirleri kadar çeviri ve eleştiri çalışmalarıyla da tanıdığı bir isim. Bununla birlikte Yeniay’ın dünyanın birçok yerinde yayımlanmış kitapları bulunuyor. Şair katıldığı uluslararası festivallerde de ülkemizi temsil etmekte. Dolayısıyla genç yaşına rağmen ciddi bir birikime sahip bir şiir uğraşçısıyla karşı karşıyayız. Böyle bir durum elbette Yeniay’ın yeni şiirlerinde de karşımıza karma bir kültürel kodlar zinciri çıkıyor. Yeniay’ın “Sevgiliyle Daimi Konuşması” varlığın dinsel göndermelerinden, kadınlık çağrışımlarına uzanan ilginç bulunabilecek şiirlerle dolu, ilginç bir çalışma. Elbette karma kültürel kodlar şiirlere vurucu bir söylem olarak sızmış. Bu doğal. Bilginin,...

Devamını Oku →

Devrimin ve Aşkın Şairi Metin Cengiz/Azad Ziya Eren konuştu

  DEVRİMİN VE AŞKIN ŞAİRİ: METİN CENGİZ   AZE-Kendinin şiirini yazmak, devrim gibi yaşayan devrimcilerin şiirini yazmaktan kolay olsa gerek. Bir dönemin isimleriyle bile şiir olanların, hevesin trajediye dönüştüğü ve fakat yıl aldıkça da efsaneleştiği bir dönem. Bu kesitin hikayesinin şiirini söyleyerek, acısı karşısında dil olup kendine görev addeden, sızıyı seçen düşçü kim? Metin Cengiz bu şiirlerin neresinde? MC-Şair anlattığı şeydir. Diyebilir miyiz? Bence deriz. Sorun anlattığını şairin içselleştirip içselleştirmediği, içten duyup duymadığı. Anlatılanın anlatılmak istenene sahici bir biçimde uyup uymadığı. Metinsel gerçeklik olarak gerçeklikle kurduğu akrabalık bağının inandırıcılığı. Bir şiir gerçekliğin bir parçasını, ya da herhangi bir yönünü bütün...

Devamını Oku →

Metin Cengiz Hayat Bir Düş hakkında konuştu

    Çayan Okuduci-Son kitabınız Hayat Bir Düş ve ilk kitabınız olan Bir Tufan Sonrası (1988) Adlı kitabınızın arasında 30 yıl geçmiş, çeyrek asırdan daha fazla bir zaman, bu zaman içinde; antolojiler, eleştiriler, yayıncılık, dergicilik, ödüller, festivaller, çeviriler, yazılar ürettiniz, ödül komitelerinde bulundunuz. Bunca çalışma, üretme, pratikten sonra insana bir yorgunluk düşer hem şiirine hem de bedenine, fakat sizin son kitabınızda çok genç dizeleri, heyecan verici şiirleri okuyoruz. Bize bu uzun soluklu, sabır ve direnç gerektiren yolculuktan bahseder misiniz? Metin Cengiz-Ben şiirin doğuştan getirilen yetenek kadar bir çalışma, masa başında bir özel zaman ayırma ürünü olduğuna inanırım. Elbette bu ikisi...

Devamını Oku →

Yazarımız Önder Birol Bıyık Şiiri Üstüne

  “Kafkaesk Bir Yabancılaşma Hep Varolmuştur Bende…” Mustafa Güçlü - Yıllar sonra, hem de şiirde epey bir yol almışken ilk kitap heyecanını yeniden yaşamak nasıl bir duygu? Yaşamda ilklerin yeri her zaman bir başkadır. Daha önce yaşamadığın bir heyecanı keşfetmenin hazzı doyumsuz oluyor. Bilirsiniz, çocukluk aynı zamanda keşifler çağıdır. Birçok şeyi ilk kez deneyimlersiniz. İlk kitap da böyle bir duygu yaşatıyor insana. Yıllar sonra o duyguya geri dönmek güzel tabii... Gerek Çözülüş Demleri, gerek Yanlış Kuşlar İskelesi, gerekse Eksik Canlar Sokağı kitaplarınızda şiirlerinizle yaşam hikâyeniz arasında dolayımsız bir ilişkisi göze çarpıyor.  Düne dönüp baktığınızda nasıl bir yaşam sizinkisi? Yaşamdan çok...

Devamını Oku →

Suhan Sürmeli

Suhan Sürmeli, 26.07.1999’da Ankara’da doğdu, halen, 8 yıl önce ailesiyle taşındığı İstanbul’da yaşıyor. Bahçeşehir Ünversitesi’nde Sinema - Televizyon 1.sınıf öğrencisi. Doğ-duğu evin zengin kütüphanesi onu kaçınılmaz olarak ve erken yaşlarda  edebiyata, sanata ve şiire yönlendirdi. Aralık 2017’den beri Gece Radyo’nun düzenlediği Gecenin Frekansı şiir konserlerinde canlı müzik eşliğinde şiir performansları sergiledi. 2016 yılından itibaren Void Zine, Marşandiz Fanzin, Kopya Fanzin, ve Adios fanzin başta olmak üzere birçok fanzinde şiirleri yayımlandı. Halen Mevzular  Derin Fanzin'de düzenli olarak yazıyor.

Devamını Oku →