Sertaç Çıralı bu oyun-şiirde, anlatımı düzyazının kıvrak özelliklerinden yoksun bırakmadan şiir dilinin anlamı belirsizleştiren derin vadisinde varoluşsal sorunları bireysel hesaplaşma odağında dile getiriyor. “Adam” aynada kendiyle konuşurken ayna’da yansıttığı görüntünün sahibiyle konuşur. Araya sık sık “dış ses”in (dış bakışın, başka gözün, dıştan yapılan eleştirinin de girdiği oyun böylece derinleşir. Vivaldi’nin müziği eşliğinde “ölmekle ölmemek arasında” derinleşen şiirsel anlam bizim de kendimize, hayatımıza hatta dünyaya bakmamız için bir olanak yaratıyor:
kar yağdı
beyaza mühürlendi dağ
su dondu
süt kesildi
pencere çıtalarına macun çekildi
ateş harlandı sobada
kar eridi sonra
yaraya merhem sürüldü
dağ yeşile döndü yeniden
rüzgâr dindi
ateşkes ilan edildi
bütün sınırlar çizildi bütün gecelere




