Aynı zamanda ünlü bir ressam olan Ümit İnatçı şiirini Maldiney gibi sanatı ağırlıklı olarak resim sanatı üzerinden yorumlayan bir düşünürün düşünceleri aracılığıyla kavramak, daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Çünkü bendeki on (10) şiir kitabına bakarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim, Ümit İnatçı, şiirinde resim çiziyor. Resimlerine bakarak daha iyi kavrıyorsunuz onun şiirini. Bir ressamın şeylerin derinliğinde aydınlatıcı olanı yakalama isteğini görüyoruz şiirinde. Ritmin nabzının nasıl şiiri örgütlediğini anlıyoruz. Bu anlamda Maldiney’in sanatın yaşamın soyutlaması olduğu yönündeki düşüncesi Ümit İnatçı şiirini anlamamızda anahtar rolü oynuyor. Bu son kitabı Suyu Öptüm ise soyut anlamlar dünyasından, şairin kendi imgelem dünyasından yükselen ritmin şiire dönüştüğüne tanık oluyoruz. Kendi deyişiyle bu hız çağında ritmi geri alabilmek ardında koşan bir şair, kendi iç zamanının sesiyle. Okuyalım:
Geriye doğru yürümek mümkündür
İlerlemek felaket olunca
Bir tek nehirler akmaz geriye
Bir tek toprak bilir oturmak nedir
Dudaklarımda toprağım
Suyu öptüm
Hazana nemiyle direnen son yaprak
Kanayarak düşecek dalından
Zamandan an düşecek
Andan hiç
Arka kapak yazısı: Metin Cengiz




