39 %

Metin Cengiz Deneme-Eleştiri Külliyatı

Metin Cengiz Deneme-Eleştiri Külliyatı

 546,00  335,00

About The Author

Metin Cengiz

Metin Cengiz

Şair, yazar. Ardahan, Göle (3 Mayıs 1953,) doğumlu. İlk ve Ortaokul öğrenimini Göle'de, Lise öğrenimini Kars'ta tamamladı (1970) Erzurum Atatürk Üniversitesi Temel Bilimler ve Yabancı Diller Yüksek Okulu Fransızca Bölümü (1977) ile Marmara Üniversitesi Fransızca Bölümünü bitirdi (1987). Üniversitede öğrenciyken sol eylemci olduğu suçuyla 2 defa tutuklandı. Toplam bir yıl hapiste kaldı. 1980 hükümet darbesi döneminde tutuklanıp Türk Ceza yasasının 141. ve 142. maddelerinden gizli örgüt üyesi olmaktan yargılandı, 2 yıl hapis yattı. Hapisten sonra İstanbul'a yerleşerek yayınevlerinde redaktör ve editör olarak çalışmaya başladı, çeviriler yaptı. Türkiye'de çıkan hemen her dergide şiir ve yazı yayımladı. Türkiye Yazarlar Sendikası, Türk PEN, Edebiyatçılar Derneği üyesidir. 2005’te arkadaşlarıyla Şiirden Yayıncılık’ı kurdu. 2010’da (Eylül) Şiir’den dergisini yayımlamaya başladı.
Şiirleri Fransızca, İngilizce, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Boşnakça, Rusça, Romence, Makedonca, Bulgarca, Arapça, İbranice, Sırpça, Yunanca, Hintçe, Azerice ve Kürtçe gibi birçok dile çevrildi. Levant dergisinde sekiz şiiri Türkçeleriyle birlikte yayımlandı (2009, Montpellier). Sekiz şiiri Convorbiri Literare’da (Romanya, Temmuz 2011) ve sekiz şiiri de Poesia’da (Romanya, 2011) yayımlandı. Bazı şiirleri de Europe dergisinde yayımlandı (2014).
Editörlüğünü yaptığı Çağdaş 17 Türk Şairi adlı antoloji Harmattan Yayınları arasında çıktı (2009, Paris), Jaime B. Rosa ile hazırladığı Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi ise İspanya'da yayımlandı (2013); Vito İntini ile birlikte hazırladığı "antologia di poeti italiani e turchi/ Türk ve İtalyan şairler antolojisi" "Como Cerchi Sull'acqua/ Suda Halkalar Gibisin" adıyla İtalya'da yayımlandı (2014, Grafiche Vito Radio Editore). Birçok ülkeyle karşılıklı şiir antolojileri düzenlemektedir (Romanya, Sırbistan, Makedonya, İtalya, İsrail, Filistin). Fransız şair Michel Ménassé ile yaptığı işbirliği sonucu Fransız ve Türk şairlerinden karşılıklı çeviriler yapıldı. Fransız şairlerin şiirleri Şiirden dergisinde yayımlandı; Türk şairlerin şiirleri ise "Voix d'İstanbul" (İstanbul'un Sesi) dosya adıyla Europe dergisinde yayımlandı (2014, no:1019). Seçme şiirleri Sırbistan, Arnavutluk, Romanya, Kolombiya, İtalya ve Amerika'da yayımlanmak üzeredir.
ESERLERİ:
Şiir: Bir Tufan Sonrası (1988), Büyük Sevişme (1989), Zehirinde Açan Zambak (1991), İpek’A (1993), Şarkılar Kitabı (1995), Gençlik Çağı (1998), Aşk İlahileri & Günümüze Hüzzamlar (2006), Özgürlük Şiirleri (2008), Sonsuzluk Çiseler Büyük Sularda & Dünyaya Katkımız Ebru Vurgusu (İkisi bir arada 2. Basım, 2015), İmgeler Benim Yurdum (2011), Yeryüzü Halleri (2013).
Deneme-Eleştiri-İnceleme: Şiirin Gücü (2. Basım, 2006), 1923-1953 Toplumcu Gerçekçi Şiir (2. Basım, 2015), Modernleşme ve Modern Türk Şiiri (2. Basım, 2011), Şiir, Din ve Cinsellik (2005), Nâzım’dan 70’li Yıllara Türk Şiirine Eleştirel Bir Bakış (2005), Şiir, İmge, Biçim, Biçem-Şiirin Teorik Sorunları (2005), Şiir, Dil, Şiir Dili, Şiirsel Anlam (2005), Küreselleşme, Post-modernizm ve Edebiyat (2007). İmge Nedir (2009), Kültür ve Şiir (2010), Felsefe ve Şiir (2010), La Paix (Şiir ve Hayata Dair Denemeler, 2011), Platon ve Aristoteles'te Şiir Düşüncesi (2012), Cemal Süreya, İkinci yeni Bilincinin Kurucu Gücü (2012), Şiir Nasıl Yazılır (2013).
Röportaj: Hayat, Edebiyat, Siyaset-Ahmet Oktay ile Dünden Bugünden (2004).
Çeviri: Max Jacob / Sahici Mucizeler (derleyen: Ülkü Tamer; 1991), Aimé Cesaire/ Seçme Şiirler (Eray Canberk ile, 1999, ikinci baskı 2001), Pablo Neruda /Aşk Soneleri (1991), Pablo Neruda (Ateşten Kılıç, 1991), Eugene Guillevic /Seçme Şiirler (1993), Jacques Prevert /Seçme Şiirler (Eray Canberk ile 1994), Jules Laforgue /Sevdalılar (1991), Venus Khoury Ghata/Gölgeler ve Çığlıklar (1996), Baudelaire’den Günümüze Modern Fransız Şiiri (Çev. ve haz., 2000), Batmış Güneşler Üstünde Günümüz Fransız Şiirinden Seçmeler (2005), Naim Araidi/Acıklı Şeyler İçin Bayram (2010), Gerard Augustin/Seçme Şiirler (Eray Canberk, Başak Aydınalp, Müesser Yeniay ile, 2011), Michel Cassir/Kişisel Antoloji (Eray Canberk, Müesser Yeniay ile, 2011), Tahar Bekri/Sabırsız Düşler (Medine Sivri ile, 2012), Çağdaş İspanyol Şiiri Antolojisi (Müesser Yeniay ile, 2013), Deniz Şiirleri (Jaime B. Rosa, 2014).
ÖDÜLLERİ:
-Şarkılar Kitabı ile 1996 yılı Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü;
-Sonsuzluk Çiseler Durgun Sularda (Toplu Şiirler 1) ve Dünyaya Katkımız Bir Ebru Vurgusu (Toplu şiirler 2) ile 2010 Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’nü;
Bütün yapıtlarıyla Romanya’da Yazarlar Birliği ile Targu Jiu Kent Konseyi ve Kültür Merkezi tarafından verilen Uluslararası Tudor Arghezi şiir ödülünü aldı
-2014'te Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından verilen 8. Mersin Kenti Edebiyat Ödülü'ne değer görüldü.
DİĞER ÜLKELERDE YAYIMLANAN KİTAPLARI
-Apres le tempête et autres poèmes (Çeviri: Gerard Augustin, Harmattan Yayınları, 2006, Paris)
-Poemas Escogidos (Çeviri Jaime B. Rosa, iki dilli/ Liber Factory, 2013, Madrid)
-Povremeno (Çeviri Avdija Salkoviç, Narodna Biblioteka, "Dositej Obradovic" Yeni Bazar, Sırbistan)
- Fekete És Fehér (Çeviri Attila Balaz, Ab-Art, Budapeşte Macaristan)

1-Şiirin Gücü: Şiir dünyasına girdiğim zaman şiir-politika-bağlı şiir (yönsemeli/ taraflı)-sosyalist realist şiir-sürrealizm konularında yapılan tartışmalara cevap olarak ilk yazılardan oluşan, bugün okunduğunda bile ders verici bir kitap. Özellikle de “şiirin yazılma süreci” hakkındaki teorik ve orijinal görüşlerini anlatan yazı halen yeterince tartışılmadı. Bu yazıda şiirin yazılma sürecini üçe ayırır şair. 1-İlk karanlık dönem: şiirin entelektimizde nasıl uç verdiği ve şekillendiği evre. 2-Bunun dağınık biçimde ve yarı bilinçli kağıda dökülmesi/ günışığına çıkarılması dönemi. 3-Bilincin şiirde düzenleyici olarak etkin olduğu dönem. Kısaca Metin Cengiz’in şiir teorisi konusunda ilk özgün katkısı bu yazıdadır ve şiirin yazılma sürecini teorik bir zemine oturtmuştur.

2-1923-1953 Toplumcu Gerçekçi Şiir: İlk yazılarda anlatılamayacak bir konu olan sosyalist realizm hakkında zorunlu bir kitap. Sosyalizmin anavatanı ülkelerde cereyan eden şekliyle sosyalist gerçekçilik. Türkiye ‘de cereyan eden şekliyle toplumcu gerçekçilik. Marx, Engels, Pisarev, Bielinski, Çernişevski, Dobruliubov, Plehanov, Lunaçarski, Jdanov,Troçki, Lenin, Gorki, Lukacs, Mayakovski, Osip Brik, Viktor Şklovski, Roman Jakobson, Boris Kagarlitski Nâzım Hikmet, Şevket Süreya Aydemir, Taner Timur, Bülent Tanör, Kemal Sülker, Hikmet Altınkaynak, Niyazi Berkes, Behice Boran, Ömer Faruk Toprak, Memet Fuat, Asım Bezirci, Ahmet Oktay, Attila İlhan yazılarından kalkarak sosyalist realizmin Rusya’da sosyalizmi gerçekleştirmek amacıyla bir parti düşüncesine, yazar özgürlüğünün yazar görevine dönüşmesi, yozlaşması; Türkiye’de ise bu resmi anlayışa bağlı olarak ve ülkenin koşulları gereği antiemperyalist ve anti faşist bir karakter alması ve köylü aydınlanması övgüsüyle iç içe girmesi. Bu dönem sosyalist şairlerin şiirlerinin tahliliyle şairlerin poetikalarının sosyalist realizm algıları gösterilir.

3-Modernleşme ve Modern Türk Şiiri: Modern şiirin ne olduğu konusundaki tartışmalara bir cevap olarak yazılmıştır. Türk şiirinin modernleşme süreci. 1820’lerden günümüze değin. Modernizm nedir? Batıda modernleşme nasıl gerçekleşmiştir? Modernleşme modernleşmesini tamamlayamamış ülkelerde gelişmiş ülkelerin sömürme aracı haline gelmesi. Modernleşmenin bir model olarak çıkıp her ülkenin kendi tarihsel, öznel koşullarıyla bir gelişme süreci haline gelmesi. Batıda modernleşmenin kapitalizmin vahşi karakteri yüzünden içeriğinden uzaklaşması. Modern şiirin Baudelaire’den günümüze devam eden süreçte nasıl modernleşmeye karşı bir modernist düşünce haline dönüşmesi. Türkiye’de modernleşmenin 1830’lardan bu yana gelişme evreleri. Tanzimat, Edebiyatı Cedide, Milli Edebiyat, Sosyalist Gerçekçiler, hlkılar (beş hececiler vb) Charles Taylor, Voltaire (Kandid adlı eseri), Rousseau (Toplum Sözlşeşmesi, Yalnız Gezgin’in Hayalleri), Erdoğan Aydın (İslamiyet ve Bilim), Alexis de Tocqueville, Gregory Jusdanis, Charles Taylor, Serge Latouche, Fahri Belen, Samir Amin, Lyotard, Nietzche, Alain Tourain,Stefan Zweig (Bir politikacının portresi), Mallarmé, Nerval, Victor Hugo, George Sand, sembolizm, romantizm, P. Avisseau, Sartre, Norbert Lynton,Césanne, Ergin Yıldızoğlu, Kenan Akyüz, Feroz Ahmad, Hilmi Ziya Ülken, Adnan Adıvar, Hilmi Yavuz, Özdemir İnce,Yahya Kemal,Mehmet Kaplan ve bir bu kadar daha yazar ve şair…

4-Şiir, Din ve Cinsellik: Türkiye’de dinin bir rövanş olarak Türk modernleşmesinin karşısına dikildiği yıllarda görülen lüzum üzerine şiir temel alınarak yazılmıştır. Gerekli görülen tüm kaynaklar taranmış, din ve şiir ilişkisi, dinin toplumdaki önemi, geliştirici yanları ve sonradan özgür düşünce önünde nasıl bir engel haline geldiği bağlamında yazılmış bir kitap. Osmanlı’da aşk ve din anlayışı gözönünde bulundurulmuş, dinin Osmanlının gelişme ve gerilemesindeki rolü anlatılmıştır.

5-Küreselleşme, Postmodernizm ve Edebiyat: Günümüzde şiiri etkileyen toplumsal bir olgu olarak küreselleşme, postmodernizm bağlamında yazılmış teorik bir kitap. İlk bölüm: Giriş; Gerçeklik Olarak Globalizm ve Edebiyat İlişkisi; Küreselleşme, Edebiyat ve Medya; Küreselleşme (Pozitif bakışla küreselleşme, postmodernizme giriş ve küreselleşme, negatif bakışla küreselleşme), Küreselleşmenin Tarihi (tarih öncesi, söz ve mitolojiler çağı), Soğuk Savaş, Yapısalcılık ve Edebiyat (soğuk savaş dönemi, soğuk savaş dönemi ve edebiyat, yapısalcılık ve göstergebilim), Küreselleşme, Yapısalcılık Sonrası Dönem ve Postmodernizm (emperyalizm, küreselleşmenin dünkü adı, küreselleşmenin günümüzdeki gerçekliği, haydut devlet, büyük çöküş, değer biçme, değer biçme-manipülasyon-edebiyat ve postmodernizm), modernist sanatın öyküsü, söylem olarak değer biçme),; Yapısalcılık Sonrası Postmodernizm ve Derrida (edebiyata ne düşüyor). 2. Bölüm: Küreselleşmeyi Meşrulaştırma Teorileri: (Sonculuk-Eskatoloji-Francis Fukuyama) 1-İdeolojilerin Sonu, 2-Tarihin Sonu, 3-Lyotard’ın postmoderni (Jean Baudrillard ve Jacques Derrida), 4-Modern ve Postmodern olan (Alex Callinicos, Petronius, Cesanne, Picasso, Lyotard, Lacan, Braque, Duchamp, Kant…) . Geniş bir kaynak. Yıllar alan okumalara dayalı bir tartışma.

6-İmge nedir: Şiirde örgütleyici olarak imge ve önemi. İmge nedir, her parlak cümle imge midir? Üretici, hakikatimsi olarak imge.  Geniş bir tarama. Referanslar: Avner Ziss, Kant, Cemal Süreya, Özdemir İnce, Lukacs, Wittgenstein,  İlhan Berk (Gerçeküstücülük), Jack Charpier-Pierre Seghers, Gaston Bachelard, Prof. Dr. Hüseyin Salihoğlu, Boris Suçkov, Boris Suçkov, Mehmet Rifat, Moissej Kagan, Raymond Williams, Voloşinov, J. P. Sartre, Yaşar Nabi Nayır, Salih Bolat, Pierre Jean Jouve, Adorno, Metin Cengiz, Walter Benjamin, Musa Bin Meymun, George Simmel, Ezra Pound, R. Wellek, A. Warren, Norbert Lynton, Ahmet Oktay.

7-Kültür ve Şiir: Şiirin içinde yaşadığımız ve dilin taşıyıcısı olduğu kültürden bağımsız olmadığı, şairlerin poetikalarını oluşturanın kültür olduğu yönünde bir araştırma-inceleme kitabı. Kültür nedir ve nasıl dönüştürülür? Yeniden üretilir? Var olana eklenmek ve farklı olanı önermek. Türk Şiirinin gelişme seyrini bu bağlamda tartışan bir kitap. Şiirin tarihsel sürecini üç bölümde ele alan Metin Cengiz bu savıyla teorik olarak şiirin gelişmesini anlaşılır bir biçimde açıklar. 1-Pratik evre, 2-Büyüsel-dinsel Evre ve 3-Estetik evre. Bu evreler insanlığın gelişme sürecine de denk düşer (insanlığın ilkel evresi, büyü ve doğaüstü güçlere inanma dönemi, birinci sözlü kültür dönemi; büyüsel dinsel evre, dinlerin kültürleri yönlendirdiği evre; ve modern dönem). Bu teorik sistemleştirme Metin Cengiz’in üçüncü katkısıdır. Le Petit Robert, Raymond Williams, Marx, Hegel, Gürsel Aytaç, Terry Eagleton, Lukacs, Germain Bazin, Mihail Lifşits, Walter J. Ong, Agâh Sırrı Levent, Abdülbâki Gölpınarlı, Hacı Bektaş Veli, Baudelaire, T. S. Eliot, Aijaz Ahmad, John Tomlinson,  Georg Simmel, Habermas, David Frisby, Mehmet H. Doğan, Jean Cohen, Özdemir İnce, Nâzım Hikmet, Metin Cengiz,  Friedric Schiller, Fredric Jameson, Walter Benjamin, Agâh Sırrı Levent, Halil İnancık, Chin-tao Wu, Frances Stonor Saunders, Theodor W. Adorno, Ortega Y Gasset, Ahmet Sait Akçay

8-Felsefe ve şiir: Felsefe ve Şiir hakkındaki tartışmalar sonucunda doğrudan kitap olarak yazılan ve sonradan bu konuda yazılmış polemik yazılarıyla oluşan bir kitap. Burhanettin Batıman, Schiller, Jacques Charpier, Taylan Altuğ, Heidegger, Sedat Umran, Yücel Kayıran, İvan Frolov, Voloşinov, Selahattin Hilav, R.Wellek-A.Warren, Moissej Kagan, Berna Moran, Tülin Bumin, Kant, Hegel, Hilmi Yavuz, Henri Bergson, Terry Eagleton, Mikhail Bakhtin, Metin Cengiz, Mehmet Yalçın, Fethi Naci, Ezra Pound, Gérard Schaefer, Tevrat, Talmud, Levinas, Heidegger, Wittgenstein, Raymond Williams, Pythagoreas, Ali Şeriati, Michèle Riot-Sarcey/Thomas Bouchet/Antoine Picon, Platon, Karl Popper, Alfred Weber, Doğan Özlem, Althusser, Habermas, Anthony Giddens, Quentin Skinner, Enis Batur, Paul de Man, Kierkegaard, Vefa Taşdelen,  Husserl,  Todorov

9-La Paix: Hayata ve şiire değin denemeler: Birlikte Yaşamak ve Şiir 1-2-3,  Kılavuzluk ve Şiir, Alkol Üstüne Aforizmalar, Marketler ve Şiir, Beylik, Dil ve Şiir, Birey ve Şiir, Futbol ve Şiir, Sanat ve Şiir, Tanrıtanımazlık ve Şiir, Şehir ve Şiir, Piyasa ve Şiir, Savaş ve Edebiyat, Varoluş ve Şiir, Şiddet ve Şiir, Yoldaki Işık, Tunus-Mısır-Yemen, Yalınlık Üzerine Şiirler, Giysi ve Şiir, Düş ve Şiir, Şiirimizde Gerçekliğin Ağırlığı, Şiir ve Dünya İşleri, Alkol ve Şiir, Genç Bir Şairin Sorusuna Cevap, Protesto ve Şiir, Şiir ve Barış Üzerine Birkaç Düşünce, Yalan ve Hakikat İlişkisi ve Şiir, Evet mi Hayır mı, Kars ve Şiirim, Ninemin Gözüyle Ermeni Olayları, Nâzım Hikmet’e Cevabımdır.

Örneğin Dil ve Şiir’de, dil ve şiir ilişkisini dilin ne olduğu bahsinden yola çıkarak anlattım. Dil, dili konu edinen bilim dallarının bakış açısına göre derinleşip anlam kazanırken şiir ile olan ilişkisinde dil kendi keyfini bulur. Anlam şiirin derinlerine doğru yolculuk yapar, dil başka bir bağlama göre değil sadece kendiyle anlam kazanır. Bir konu veya araç değildir, onun dışında sadece kendidir. Çünkü dil şiirle böyle bir özellik kazanır, dil şiirle kendini anımsar, ortaya çıktığı eskil zamanları. Örneğin şunu demişim : ” Şiirin kendine yolculuğu dilin kendiyle kurduğu ilişki demektir. Bu yolculuk tamamen sözcüğün öbür sözcüklerle olan çağrışımsal, tınılı ve görüntüsel dünyasında işler. Dille imkan bulan gerçeklik ve yapıp etmelerle olan ilişkisi ise tematik ve anlam boyutundadır. Genellikle görülen ve üzerinde sözü edilen boyut bu boyuttur. Bu boyut derinlik kazandıkça bir art alan da oluşturur. İlk boyut ise anlam olarak şiirin görünen değil görünmeyen alanıdır. Daha çok biçimle ilgili olandır. Ezgide, vurguda, sözün sözle oluşturduğu tınıda vb. derinlik kazanır. Dizeler okundukça bu derinlik de enine boyuna farklı boyutlar edinir.”

Birey ve Şiir’de ise insanı toplumsal bağlamı ve topluluk bağlamı (cemiyet-cemaat) ve kendi bireyselliği içinde işledim. Topluluk birbirine benzer üyelerden, cemiyet farklılaşmış ve farklıların birliğinden (külli-bütün-evren-tanrı…) oluşur. Birey ise toplumun bir bileşeni olarak tanrının bir başka görüntüsüdür. Şiir ise burada ortaya çıkar. “Şiir bireyi, biricikliği kaçınılmaz olarak varsaydığı için zorunlu sayar. Biriciklik ise şairin kendi şahsi deneyim ve yaşantılarını şiirleştirmesiyle olanak bulur. Külli olan, gelişmişliğin son aşamasını gösterir. Ulaşılmak istenen hedeflere onun imgesiyle varılır ancak. İmge mutlak olarak bir gerçeklik donuna hiçbir zaman bürünemez. Çünkü bu gelişmenin sonu demektir. Külli olanın düşüncesinin gölgesi bile yoksa, orada bir’in kendine özgü durumunu anlatan birey’den söz etmek mümkün değildir. Külli olan cemaatla örtüşmez. Cemaat, toplumsal gelişmişliğin belirli bir evresine tekabül eden bir toplumsal yapılanma, külli olanın ilkel durumudur. Tarihsel olarak o dönem zorunlu bir aşama olup bugünden bakılarak değerlendirilir ama yargılanamaz. Günümüzdeyse ancak karikatürüdür. Bu nedenle yargının kapsamı içerisindedir. Çünkü külli olanın görüntüsü değil, külli olanın yalnızca zahir yanını görüp onu algılayabilenler tarafından gerçekleştirilmiş, cemiyetin karikatür haline getirilmiş bir toplumsal yapılanmadır. Gelişmeye karşı, külli olanın kendini farklılaştırmasından korkan bir yapılanma.

Bunun şiirdeki ifadesi taklit, imge avcılığıdır. Kendini ortaya koyma korkusu dahası.” Bu aynı zamanda içinde yer aldığım ülkemin cemaat-cemiyet sorunsalına a verilmiş bir cevaptır.

Sanat ve Şiir adlı yazıda ise şiirin sanat ile farkını anlatıyor. Sanat baskıcı sistemler için her şey iken şiir düşmandır. “ Sanat olsun, dünya yıkılsın: Bir zamanlar İtalyan fütüristlerinin sloganıydı bu sözler:  fiat ars, pereat mundus. Şimdi bilinçsiz bir biçimde bir çok şairin düsturu oldu. Şöyle açıklayalım: Dünyanın bugünkü hali, yüzleri birbirine bakan binlerce aynanın arasına konmuş bir panayır yerini andırıyor.” Burada sanatın görüntüyü şiirin ise özü temsil ettiğini anlatıyorum. Hitle dünyasında sanata verilen önemi anımsayalım.

Tanrıtanımazlık ve Şiir Burada tanrı inancı sorgulanıyor. Yazının kendisi oldukça ilginç.

Tanrısızlık mı?Ateizm bir insanlaşma durağıdır. İnsanın, kendi beniyle ve kendini çevreleyen diğer varlıklarla (benlerle) ilgili, giderek doğa, yaşam, ölüm üzerine geliştirdiği ve bütün bunların anlamını sorgulamasıyla oluşan, karmaşık ve uzun tarihi süreçte idrak/icat ettiği Tanrı kavramı, yine aynı süreçte insan aklının sorgulamasına maruz kalmıştır. Bakunin ne diyordu? Anımsadığım kadarıyla şöyle bir şeydi: “Tanrı gerçekten varolsaydı bile insanlığın ilerlemesi için onu öldürmek gerekecekti.” Şiir mi? Orda artık dua yerine de geçebilir. Kendine karşı duyulan hayranlığın duası.

10-Platon ve Aristoteles’te Şiir Düşüncesi: Aristo ve Platon ile başlayan şiir düşüncesi hakkındaki ilk sistemli görüşlerin daha sonraki poetik düşüncelere nasıl temel olduğu, açıklamalarla gösterilmiştir. Platon’un İon, Şölen, Devlet, Sofist kitapları temel alınarak, Ezra Pound,  Stephen Spender, Hans Magnus Enzensberger, Paul Valery, Novalis, Baudelaire, Tolstoy, Marx, Horace, Hegel, Avner Ziss, Ernst Cassirer, Moissej Kagan, Chateaubriand, Mme de Steal, Victor Hugo, Balzac, Merimée, Vigny, Alfred de Musset, George Sand, Stendhal, Gerard de Nerval, Byron, Gautier, Mallarmé, Verlaine’, Baudelaire’, Rimbaud, Boileau, Hesiodos, Homeros ile bağlantılı şiir düşüncesi değişimlerle anlatılır. Platon’un Elenkhos yöntemi (Sokrates gibi bir konuda doğru düşünceyi kanıtlamak için o konudaki yanlış düşünceleri çürütmek), onun paradoksu (şairlerin sözünü hem tanrısal gösterir, hem de uyduruk, deli saçması olarak niteler ve inanılmaması gerektiğini berlitir) açıklanır. Marksist yansıtma Kuralı üstündeki etkisi belirtilir. Bölüm Alain Badiou ile tartışılarak bitirilir. Badiou’nun sanatla ilgili üç şemasının ve Platon’u ilgilendirdiği didaktik şemasının yanlışlığı gösterilir. (1-Didaktik kategori, 2-Romantik kategori, 3-Klasik şema..)

Aristoteles’in farklı çevirilerden Poetika’sı temel alınarak Ahmet Cevizci, Heidegger, T.S Eliot, Homeros, Bertolt Brecht, Francis Claudon, Cemal Süreya ile ilgili şiir düşüncesi açık edilir. Aristoteles’in trajik şiir düşüncesi lirik şiir üzerinden tartışılarak aradaki fark belirtilir. 2. tartışmada mimetik katharsis düşücesi ile Aristoteles şiir düşüncesi karşılaştırılır ve son tartışma olarak Marksist görüşler (Alain Badiou, Lukacs, Bertold, Plehanov, Brecht, Eugene Lunn) tartışılır.

11-Cemal Süreya: İkinci Yeni Bilincinin Kurucu Gücü: Türkiye’de 1950-60 yılları arasındaki toplumsal değişmenin, Avrupa’daki sanatta ve edebiyatta görülen art arda yaşanan değişikliklerin, özellikle sürrealizmin, ve bunların getirdiği, 1953’lerdeki yeni bir şiire duyulan ihtiyacın doğurduğu İkinci Yeni şiiri, bu şiiri adeta tasarlayan, teorik zeminini oluşturan düşünceleriyle Cemal Süreya temel alınarak inceleniyor.

12-Özdemir İnce: Türk Şiirinde Bir Mihenk Taşı: Özdemir İnce üzerine yazılmış eleştirel metinlerden oluşan bir kitap.

13- Şiir ve Eleştiri: Bu kitabında şiir eleştirisi üzerine çeşitli anlayışları ele alır. Şiir eleştirisinin nasıl olması gerektiği konusu işleniyor. Ülkemizde eleştirinin halen eleştirel aklın bir ürünü olmaklık doğrultusunda ciddi çalışmalar olmadığı, bu konuda sürekli bir yakınma bulunduğu anımsanırsa değerli ve yol gösterici bir kitap.

14-Etkisi Üzerinden Şiir Okumak: Bu kitapta öncelikle teorik olarak “yeni bir okuma önerisi” öneriliyor. Kitap şeklinde planlanmış ve birbirini tamamlayan yazılarla şiirin üstüne çektiği dikkat ve bu dikkatin gösterdiği etki üstüne şiirde farklı bir okuma, eleştiri biçimi öneriliyor.

 

    

 

KAPAK ŞABLONU

         

 

 

Resim: Jean Nicolas

***