YAZILAR

Esma Özlen’in Söz ile Ateş Arasında’sı Üstüne Yusuf Alper Yazdı

  SÖZ İLE ATEŞ ARASINDA                                                                                                                                                                                                                                           Yusuf ALPER Esma Özlen, 1995 doğumlu çok genç bir şair. Felsefe eğitimi almış. Spinoza’yla ilgili bitirme tezi  yazmış. Şiirlerini son birkaç yılda bazı dergilerde okuduk. Çok genç olmasına karşın oldukça olgun şiirlerle göründü. İlk kitabı “Söz İle Ateş Arasında”* bu olgun şiirlerden oluşturulmuş. Şaşırtıcı olgunluk düşündürücü. Bunu felsefe okumasına mı bağlamalıyız yoksa acıların insanı ve dolayısıyla şairi olgunlaştıracağı düşüncesine mi? Doğrusu felsefe eğitimi almak önemlidir ancak her felsefe eğitimi alanın olgunlaşacağı ve olgun şiirler yazacağı düşünülemez. Ama hayatın erken olgunlaşmak zorunda bıraktığı çocuklar, gençler kendilerinden beklenmeyecek bir durulmaya, sakinliğe, olgunluğa ulaşabilir,...

Devamını Oku →

Yunus Karakoyun ile Despina Üzerine/Son Gemi

          -Son Gemi okurlarına kendinizden ve Despina adlı şiir kitabınızdan bahseder misiniz, okuru neler bekliyor? Cevap:Öncellikle bu güzel söyleşi için teşekkür ederim. 20.06.1988 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesinde doğdum. Benim şiirle tanışmam lise yıllarına dayanıyor.Her şair gibi herkesin yaşadığı içsel ve dışsal dünyamı şiir ile bütünleştirerek  günümüz itibarı ile şiir dünyasına adım attım.Yaşadığımız çoğrafya insanı sürekli bir mücadele içerisinde yer aldığı için bu koşullar çerçevesinde ister istemez toplumsal olgular neticesinde şiirlerimin zemini hazırlandı. Despina adlı kitabım daha çok içinde bulunduğumuz hayatın yansımasıdır.Geçmişte olan bazı yıkıcı ve insani olarak  ihmal edilmiş,ötekileştirilme gibi konular şiirsel  bir dil ile anlatılmaktadır.Despina...

Devamını Oku →

KOPUŞA  CESARET VERMEK, İKİNCİ YENİ  VE  ANKARA… /YAVUZ ÖZDEM

Yıllar önce 1950’lerde ortaya çıkan ikinci Yeni  için,  ‘erken doğum’ içeriği yüklediğim bir yazı yazmıştım. Bahse  konu yazıda demeye getirmiştim ki;  1950’ler köyden kente göçün yaşandığı yıllar; ama kentli birey, yalnızlık, yabancılaşma vb. iliklerimize kadar yaşadığımız yıllar da değil. İkinci Yeni 1980’lerde ortaya çıkmalıydı, şartlar 1980’lerde olgunlaşmıştı; hatta ille de göç-kentleşme  ve bunların getirdiği sorunlar bahsinde edebiyata bir yansıma olacaksa;  roman , şiirden  daha yatkındır .Bu minval üzere de Latife Tekin’in Sevgili  Arsız    Ölümü’nü (1983) 1950’lere;  Dünyanın   En   Güzel Arabistanı’nı da (Turgut Uyar,1959)  1980’lere yakıştırmıştım.   Aslında kişisel  merakımı kışkırtan meselelerdi  bunlar;  zaten bir sonuca ulaşma gayem  de yoktu.  Ancak  şu...

Devamını Oku →

HİLMİ YAVUZ ŞİİRİ ÜZERİNE/ÇAYAN OKUDUCİ

  HİLMİ YAVUZ ŞİİR ÜZERİNE DENEME-ELEŞTİRİ   Hilmi Yavuz’un ilk şiir kitabı Bakış Kuşu (1969)'ndan, son kitabı Melâmet Şiirleri (2017)’ne kadar bazı değişimlerle poetikasını oluşturdu. Hilmi Yavuz poetikasını temel olarak gelenek ve moderni birleştirerek kurmuştur. Bunun yanısıra oluşturduğu poetikayla 1980 sonrası bazı şairleri etkilemiş, klasik modern diyebileceğimiz bir şiirin oluşmasında etkin olmuştur. Hilmi Yavuz şiiri bazılarınca kapalı (hermetic, hermétique) bir şiir olarak tanımlansa da aslında anlamsal derinliği olan, Divan şiirine özgü bir şiir inşasıyla hem hal olan bir şiir: doğuya özgü gizem,  tasavvuf düşüncesi, bu şiirin esas kodlarıdır. Bu kodları çözdüğümüzde Hilmi Yavuz'un şiirini daha açık anlarız. Dil ve biçim...

Devamını Oku →

ŞİİRİMİZDE ERKEK EGEMENLİĞİNE KARŞI KADIN İHTİLALİ/ MEHMET AKAY

Genel olarak Müesser Yeniay'ın 90’lı yıllardan beri kendini iyice hissettiren kadın hareketinin yarattığı ‘mücadeleci’ ortamdan etkilenen, soluyan yeni kuşak kadın şairlerimizden olduğu söylenebilir.   Kadın duyarlığı, dişil dil söz konusu olduğunda 1980 öncesi çok şey söyleyemiyoruz. 80 öncesi ve 90’lı yılların başına kadar kadın şairlerimiz tek tek yer edinirlerdi edebiyat ve şiir dünyamızda.  Gülten Akın, Sennur Sezer, Nilgün Marmara, Lale Müldür, Gülseli İnal, Oya Uysal, Leyla Şahin, Arife Kalender, Neşe Yaşın, Birhan Keskin, Bejan Matur, Didem Madak… Kadın şiirinden söz edildiğinde bu şairlerin yeri yadsınamaz olsa da bunca dar bir şair kadrosu üzerinden bir ‘gelenek’ okumak ise oldukça zor. 2000’li...

Devamını Oku →

Şiir Yazarından Bağımsız Bir Organizma/Metin Cengiz ile Söyleşi-Çayan Okuduci

Çayan Okuduci-Son kitabınız Hayat Bir Düş ve ilk kitabınız olan Bir Tufan Sonrası (1988) Adlı kitabınızın arasında 30 yıl geçmiş, çeyrek asırdan daha fazla bir zaman, bu zaman içinde; antolojiler, eleştiriler, yayıncılık, dergicilik, ödüller, festivaller, çeviriler, yazılar ürettiniz, ödül komitelerinde bulundunuz. Bunca çalışma, üretme, pratikten sonra insana bir yorgunluk düşer hem şiirine hem de bedenine, fakat sizin son kitabınızda çok genç dizeleri, heyecan verici şiirleri okuyoruz. Bize bu uzun soluklu, sabır ve direnç gerektiren yolculuktan bahseder misiniz? Metin Cengiz-Ben şiirin doğuştan getirilen yetenek kadar bir çalışma, masa başında bir özel zaman ayırma ürünü olduğuna inanırım. Elbette bu ikisi yeterli değil....

Devamını Oku →

Hayat Bir Düş Üstüne Metin Cengiz ile Söyleşi/Esma Özlen

“Hayat Bir Düş” modern şiirin öncülerinden Metin Cengiz’in en son çıkan şiir kitabı. Şiirleriyle özgün çizgisini ortaya koyan Cengiz, kitabının giriş bölümündeki “Poetikam” metninde bizlere şiire ilişkin görüşlerinden bahsederken kendi varlığını şiirle nasıl inşa ettiğinin hikâyesini de anlatıyor. Ben de Metin Cengiz’in bu hikâyesine elimden geldiğince yakından bakmaya çalışacağım.   Esma Özlen- “Şiir de varlık gibi olmalı.” Şiirlerinizde genel olarak anlamı Ben’e yüklüyorsunuz. Ben, hakikat arayışı içinde imgeden imgeye koşup duruyor. Şairin işi mutlak bir hakikat arayışı ise bunu imgelerle ontolojik bir derinliği ifşa edecek şekilde nasıl yapabilir? Metin Cengiz-Sevgili Esma, varlıkla ilgili sahici bir şiire ulaşmanın biricik yolu şairin kendi...

Devamını Oku →

Hayat Bir Düş Üstüne/Çayan Okuduci

Çayan Okuduci-Son kitabınız Hayat Bir Düş ve ilk kitabınız olan Bir Tufan Sonrası (1988) Adlı kitabınızın arasında 30 yıl geçmiş, çeyrek asırdan daha fazla bir zaman, bu zaman içinde; antolojiler, eleştiriler, yayıncılık, dergicilik, ödüller, festivaller, çeviriler, yazılar ürettiniz, ödül komitelerinde bulundunuz. Bunca çalışma, üretme, pratikten sonra insana bir yorgunluk düşer hem şiirine hem de bedenine, fakat sizin son kitabınızda çok genç dizeleri, heyecan verici şiirleri okuyoruz. Bize bu uzun soluklu, sabır ve direnç gerektiren yolculuktan bahseder misiniz? Metin Cengiz-Ben şiirin doğuştan getirilen yetenek kadar bir çalışma, masa başında bir özel zaman ayırma ürünü olduğuna inanırım. Elbette bu ikisi yeterli değil....

Devamını Oku →

Esma Özlen

1995’te İstanbul Şişli’de doğdu. Bursa’da Ali Karasu Li-sesinden mezun oldu. Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü-nü kazandı, hâlâ burada öğrenimine devam etmektedir. Çeşitli dergi, fanzin ve gazetelerde yazıları yayımlandı. İlk şiirleri Şiirden Dergisi'nde çıktı ve hâlâ aynı dergide şairlerle röportaj yapmaktadır. Edebiyat, sanat, felsefe konulu Fark Fanzini çıkarıyor. Lisans bitirme tezini Spi-noza’nın Politika Felsefesi üzerine yazdı.

Devamını Oku →

Alicja Maria Kuberska

Alicja Maria Kuberska;  1960 Polonya doğumlu şair, yazar, gazeteci, editör. Şiirleri çok sayıda antoloji ve derginin yanısıra Amerika, Avustralya, İngiltere, Belçika, İtalya, Kanada, İsrail gibi ülkelerde yayımlanmıştır;  Polonya, Amerika, Fransa ve İtalya’da çeşitli ödüllere değer görülmüştür. Şiirlerini hem Polonyaca hem de İngilizce yazıyor. Felsefe, psikoloji, sanat ve modern bilimlere olan ilgisi şiirlerine yansımıştır. Sosyal problemleri ve insan hayatının her boyutunu çok yalın bir dille işler,  derin bir tefekkür için okurun zihnini hazırlayan çarpıcı bir yetenek sergiler. Çalışmalarında modern toplumu ve toplumdaki önyargıları konu edinirken, kavrayış ve iç görüyü hayatın fiziksel, duygusal ve ruhsal alanlarında incelikle kullanır. Uluslararası yazarlar birliğine üyedir.

Devamını Oku →