40 %

Üçgen ve Derkenar

978-605-4825-66-0

 100,00  60,00

Kategoriler: Etiketler: ,

About The Author

Ogün Kaymak

Ogün Kaymak

1964 İstanbul doğumlu. Nur ve İnci’nin babası. İstanbul Tıp Fakültesi mezunu, Tıbbi Görüntüleme Uzmanı. Parantez Kuşağı (C Yayınları – 2003), Henüz (Yom Yayınları – 2005), Kırık Dans (Etki/ Dize Yayınları – 2006), Rüzgâr Alfabesi (Dize Yayınları – 5 kitaplık özel seri – 2008), Gayb Suyu (Mühür Kitaplığı – 2009), Düş/ Görümlüğü (Yitik Ülke Yayınları – 2010), Bu Bir Sır Değil! (Hayal Yayınları – 2012), GünErken (Hayal Yayınları – Seçme Şiirler, 2012) kronolojik sırayla yayınlanmış şiir kitapları. Çeşitli dergilerde şiir, poetik deneme ve söyleşilerle gözüktü. Etkinlik ve yarışmalarda; konuk şair, konuşmacı, olgu yöneticisi, düzenleme ve seçici kurul üyesi olarak görevler üstlendi. Şiir Akademisi adlı sitenin yayın kurulunda yer aldı. Şiirden dergisinde, ‘Bir Sonraki Sayı’ adlı projeyi yönetiyor.

Ogün Kaymak metaforik kurguyu esas olarak sözcük düzeyinde değil, şiir cümlesi düzeyinde kullanır. Böylece lirik hazzın negatifine ulaşır; retorikten tümüyle uzaklaşır. Anlamlandırma süreci yatayda da dikey ölçüsünde çalışır, çünkü yüzey yapıda işler uzamıştır: Sözcüğe değil, sözcelemeye dayalı bir alımlama estetiğinde okur daha etkindir. Zaten şairin büyük ölçüde entelektüel dolayımda sorunlaştırdığı “varlık bilinci” yeterince belalı bir alandır; metinler arası okumayı çağırır. Sert kırıklarla ilerleyen anlamlandırma düzeyi, tam da bu açıdan kusursuz bir biçim halinde Dil’i maddileştirir. Bir süreci diğeri olarak algılamak… Gerçeklikten sapma ya da başka – temsil pahasına elde edilen gösterge elbette Dil’sel bir icraat içindedir ve kendi anlam örgüsüne taliptir; gereksiz bir dil oyunu değildir. Başka – temsil, dünyanın dizgeli seyrini, yani eşyanın düzenini bozarken, bilinç de bu oyuna katılır ve tikel anlamlandırma düzeyinde estetik hazzın açığa çıkmasına neden olur. Celâl Soycan
Ogün Kaymak şiiri, dilin iç avlusunda seyreder, seksek oyunu gibi sözcüklerin birbirleriyle kurduğu anlam alanında en çok da gölgeyi sever, güneşlendiği de olur ama böyle anlar seyrektir. Gerçekliğe susadığı anlardır böyle anlar. Gölgede ise özne kendi dünyasını çağrışıma, anlam salınımlarına, hatta sözcüğe indirgeyerek kurmak ardındadır. Modernist şiirin uç beyliğinde farklı bir şiir onunki. Okumak gerek! Metin Cengiz