25 %

Sonsuzluk Çiseler Büyük Sularda & Dünyaya Katkımız Ebru Vurgusu

2 müşteri puanına dayanarak 5 üzerinden 4.50 puan aldı

1 adet satılmıştır.

ISBN: 978-605-4825-30-1

 30,00  22,50

215 adet stokta

Kategoriler: ,

Kitap Detayları

Sayfa

448

Yazar Hakkında

Metin Cengiz

Metin Cengiz

Şair, yazar. Ardahan, Göle (3 Mayıs 1953,) doğumlu. İlk ve Ortaokul öğrenimini Göle'de, Lise öğrenimini Kars'ta tamamladı (1970) Erzurum Atatürk Üniversitesi Temel Bilimler ve Yabancı Diller Yüksek Okulu Fransızca Bölümü (1977) ile Marmara Üniversitesi Fransızca Bölümünü bitirdi (1987). Üniversitede öğrenciyken sol eylemci olduğu suçuyla 2 defa tutuklandı. Toplam bir yıl hapiste kaldı. 1980 hükümet darbesi döneminde tutuklanıp Türk Ceza yasasının 141. ve 142. maddelerinden gizli örgüt üyesi olmaktan yargılandı, 2 yıl hapis yattı. Hapisten sonra İstanbul'a yerleşerek yayınevlerinde redaktör ve editör olarak çalışmaya başladı, çeviriler yaptı. Türkiye'de çıkan hemen her dergide şiir ve yazı yayımladı. Türkiye Yazarlar Sendikası, Türk PEN, Edebiyatçılar Derneği üyesidir. 2005’te arkadaşlarıyla Şiirden Yayıncılık’ı kurdu. 2010’da (Eylül) Şiir’den dergisini yayımlamaya başladı.
Şiirleri Fransızca, İngilizce, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Boşnakça, Rusça, Romence, Makedonca, Bulgarca, Arapça, İbranice, Sırpça, Yunanca, Hintçe, Azerice ve Kürtçe gibi birçok dile çevrildi. Levant dergisinde sekiz şiiri Türkçeleriyle birlikte yayımlandı (2009, Montpellier). Sekiz şiiri Convorbiri Literare’da (Romanya, Temmuz 2011) ve sekiz şiiri de Poesia’da (Romanya, 2011) yayımlandı. Bazı şiirleri de Europe dergisinde yayımlandı (2014).
Editörlüğünü yaptığı Çağdaş 17 Türk Şairi adlı antoloji Harmattan Yayınları arasında çıktı (2009, Paris), Jaime B. Rosa ile hazırladığı Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi ise İspanya'da yayımlandı (2013); Vito İntini ile birlikte hazırladığı "antologia di poeti italiani e turchi/ Türk ve İtalyan şairler antolojisi" "Como Cerchi Sull'acqua/ Suda Halkalar Gibisin" adıyla İtalya'da yayımlandı (2014, Grafiche Vito Radio Editore). Birçok ülkeyle karşılıklı şiir antolojileri düzenlemektedir (Romanya, Sırbistan, Makedonya, İtalya, İsrail, Filistin). Fransız şair Michel Ménassé ile yaptığı işbirliği sonucu Fransız ve Türk şairlerinden karşılıklı çeviriler yapıldı. Fransız şairlerin şiirleri Şiirden dergisinde yayımlandı; Türk şairlerin şiirleri ise "Voix d'İstanbul" (İstanbul'un Sesi) dosya adıyla Europe dergisinde yayımlandı (2014, no:1019). Seçme şiirleri Sırbistan, Arnavutluk, Romanya, Kolombiya, İtalya ve Amerika'da yayımlanmak üzeredir.
ESERLERİ:
Şiir: Bir Tufan Sonrası (1988), Büyük Sevişme (1989), Zehirinde Açan Zambak (1991), İpek’A (1993), Şarkılar Kitabı (1995), Gençlik Çağı (1998), Aşk İlahileri & Günümüze Hüzzamlar (2006), Özgürlük Şiirleri (2008), Sonsuzluk Çiseler Büyük Sularda & Dünyaya Katkımız Ebru Vurgusu (İkisi bir arada 2. Basım, 2015), İmgeler Benim Yurdum (2011), Yeryüzü Halleri (2013).
Deneme-Eleştiri-İnceleme: Şiirin Gücü (2. Basım, 2006), 1923-1953 Toplumcu Gerçekçi Şiir (2. Basım, 2015), Modernleşme ve Modern Türk Şiiri (2. Basım, 2011), Şiir, Din ve Cinsellik (2005), Nâzım’dan 70’li Yıllara Türk Şiirine Eleştirel Bir Bakış (2005), Şiir, İmge, Biçim, Biçem-Şiirin Teorik Sorunları (2005), Şiir, Dil, Şiir Dili, Şiirsel Anlam (2005), Küreselleşme, Post-modernizm ve Edebiyat (2007). İmge Nedir (2009), Kültür ve Şiir (2010), Felsefe ve Şiir (2010), La Paix (Şiir ve Hayata Dair Denemeler, 2011), Platon ve Aristoteles'te Şiir Düşüncesi (2012), Cemal Süreya, İkinci yeni Bilincinin Kurucu Gücü (2012), Şiir Nasıl Yazılır (2013).
Röportaj: Hayat, Edebiyat, Siyaset-Ahmet Oktay ile Dünden Bugünden (2004).
Çeviri: Max Jacob / Sahici Mucizeler (derleyen: Ülkü Tamer; 1991), Aimé Cesaire/ Seçme Şiirler (Eray Canberk ile, 1999, ikinci baskı 2001), Pablo Neruda /Aşk Soneleri (1991), Pablo Neruda (Ateşten Kılıç, 1991), Eugene Guillevic /Seçme Şiirler (1993), Jacques Prevert /Seçme Şiirler (Eray Canberk ile 1994), Jules Laforgue /Sevdalılar (1991), Venus Khoury Ghata/Gölgeler ve Çığlıklar (1996), Baudelaire’den Günümüze Modern Fransız Şiiri (Çev. ve haz., 2000), Batmış Güneşler Üstünde Günümüz Fransız Şiirinden Seçmeler (2005), Naim Araidi/Acıklı Şeyler İçin Bayram (2010), Gerard Augustin/Seçme Şiirler (Eray Canberk, Başak Aydınalp, Müesser Yeniay ile, 2011), Michel Cassir/Kişisel Antoloji (Eray Canberk, Müesser Yeniay ile, 2011), Tahar Bekri/Sabırsız Düşler (Medine Sivri ile, 2012), Çağdaş İspanyol Şiiri Antolojisi (Müesser Yeniay ile, 2013), Deniz Şiirleri (Jaime B. Rosa, 2014).
ÖDÜLLERİ:
-Şarkılar Kitabı ile 1996 yılı Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü;
-Sonsuzluk Çiseler Durgun Sularda (Toplu Şiirler 1) ve Dünyaya Katkımız Bir Ebru Vurgusu (Toplu şiirler 2) ile 2010 Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’nü;
Bütün yapıtlarıyla Romanya’da Yazarlar Birliği ile Targu Jiu Kent Konseyi ve Kültür Merkezi tarafından verilen Uluslararası Tudor Arghezi şiir ödülünü aldı
-2014'te Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından verilen 8. Mersin Kenti Edebiyat Ödülü'ne değer görüldü.
DİĞER ÜLKELERDE YAYIMLANAN KİTAPLARI
-Apres le tempête et autres poèmes (Çeviri: Gerard Augustin, Harmattan Yayınları, 2006, Paris)
-Poemas Escogidos (Çeviri Jaime B. Rosa, iki dilli/ Liber Factory, 2013, Madrid)
-Povremeno (Çeviri Avdija Salkoviç, Narodna Biblioteka, "Dositej Obradovic" Yeni Bazar, Sırbistan)
- Fekete És Fehér (Çeviri Attila Balaz, Ab-Art, Budapeşte Macaristan)

Metin’in şiirlerini tanıdığımdan beri dergilerde okuyor, izliyordum. Benim öznel görüşüme göre bu şiirin çarpıcılığı yaşantısına dayanmasındandır. Devrimci bir geçmişi, iki yıllık bir cezaevi konukluğu var yaşamında. Büyük laf etmiş olmayayım ama şiir yazanlar orada bir süre yattıktan sonra şair oluyorlar.
Arif Damar

Metin Cengiz şiiri, 12 Eylül darbesinin ardından gelen gerilimli bir zamanın ürünüdür. O günlerin kültürel/yazınsal ve şiirsel ortamı, hem siyasal baskı koşullarına direniş olanaklarını arıyor hem de bu baskı sonucunda egemen konuma gelmiş bulunan soyut ve bireyci eğilimleri ötelemeye çalışıyordu. 80 Kuşağı bir ikilemle karşılaşmıştı: Bir yandan özgürlük istekleri dolayısıyla siyasal ve önceki yıllarda çok eleştirilmiş olan şiirin siyasete bağımlı kılınmasına ilişkin anlayışa karşı çıktıkları için de estetik sorunla yüz yüzeydiler. (…) Metin Cengiz, o gün bugündür, mevcut telekent’in muhalifi bir birey olarak, yaşanılan baskı günlerinin anısını toplumsal bilinçaltında da canlı tutmak, yaşanan zamanın medyatik-hedonistik içeriğine tarihsellik ve sınıfsallık kazandırabilmek için çalışıp duruyor. Radikal geçmiş karşısında gösterilen unutkanlığa, bu toplumsal anamnesise imgesel ve düşlemsel düzlemde karşı çıkmayı istiyor.
Ahmet Oktay

Olgunluk dönemindeki bu usta şairi, çağdaş şiirin ne’liği konusunda doğrudan şiirinden izlemek genç şiir için elbette bir şanstır ve olanaktır. Türk şiir ortamının geneli ise, hemen her ciddi sorunda bu şiirdeki yönelime, yapılanmaya, dönüşüme tanıklık etmektedir. İki elin parmaklarını aşmayan sayıda şairimizle birlikte Metin Cengiz, şiirimizde zaman zaman bıktırıcı sınırlara dayanan tartışmalardan uzak, çağdaş evrensel şiirle hiza-istikamet arayan her şair için kerteriz olmayı sürdürmektedir.
Celal Soycan

Metin Cengiz şiirlerinin yanı sıra, çevirileri ve şiir düşüncesi üstüne yazıları, tartışmalarıyla da günümüz şiirinin önemli temsilcilerindendir. Metin Cengiz’in birikimli bir şair olduğunu düşünmüşümdür hep, ve ne kadar lirik olsa da düşünce yanı ağır basan bir şiiri vardır. (…) Kendini kolayca ele vermeyen, ama şiir sanatının iyi örneklerini sergileyen şiirler yazıyor ve hepsinin arkasında Metin’in o düzyazılarında da gördüğümüz, yoğun bir düşünce sarmalının sonucu olan, süzülmüş bir anlayış duruyor.
Haydar Ergülen

Metin Cengiz, baştan beri, ulusalcı bir duyarlığı dışlayan, ama o denli de gelenekle köprüler kurmaktan vazgeçmeyen, Türkiyeli bir şiir yazma çabasında. Cengiz’in bugün ulaştığı şiir düzlemini kategorileştirmek, bir akıma bağlamak zor. Yazdığı modern bir şiir. Ancak, bu şiirin kökleri Türk ve Dünya şiirinden gelmekte. Divan ve halk şiiri onun esin perileri. Kendine özgü bir Anadolu ve Ortadoğulu kaynağı; Toplumsalcı bir kimlikten hiç uzak durmayan, ama aynı oranda da bu kimliği bozan, parçalayan ve yeniden inşa etmeye çalışan bir estetik arayışının izini sürdüğü anlaşılıyor.
Orhan Kahyaoğlu