YAZILAR

Yaşadığımız Günler

İyi günler yaşamıyoruz Gençlerimizin güneşi batıyor bir bir Çoluk çocuk kadın ve yaşlı Ölümün müziğini dinliyoruz Ve yudumluyoruz susamışçasına Sunduğu şarabı İyi günler yaşamıyoruz Günler yol alan tren gibi karanlık bir vadide Hiçbir kesinliği yok bu gidişin Hiçbir anısı yok bu yolun İyi günler yaşamıyoruz Acı anılar dağ gibi birikiyor İyi günler yaşamıyoruz Artık onar onar ölüyoruz Bir bomba patlıyor aramızda Barış ve kardeşlik için diyorlar Böyle bir bomba patlıyor içimizde *** Allah büyüktür, Allah büyüktür, Nicedir sırtımızda kambur gibi Devlet ve ölüm Bu iki hece Metin Cengiz

Devamını Oku →

Sina Akyol’un “Kişisel Antoloji”si: bir başka dil arayışı

Ahmet Ada Sina Akyol’un şiiri için az sözcükle çok katmanlı anlamlandırmalara yol açan bir şiir denilebilir. Hemen belirteyim, sözcük tutumluluğuyla sözcükte anlam olarak yoğunlaştığı, bunun kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu bilinmektedir. Öyle ki, şiirinin ses katmanı da sözcüklerin örgüsünün çıkardığı iç seslerle kurulur. Bir de ritim için yaptığı sözcük yinelemeleriyle inişli çıkışlı ses katmanı oluşturur. Bir felsefeci gibi sorular soran öznenin şiiridir. Kişisel Antoloji (Seçme Şiirler) adlı yeni kitabındaki şiirleri okuduğunuzda, gündelik hayata dokunan, imgelemde yeniden kurulmuş bir şiir olduğunu kavrarız. Kulağınız ses salkımlarıyla dolar. Gündelik hayat denince, dışarısı ile içerisinin buluştuğu merkezi anlarız. O merkezden çıkıp imgelemden sözcüklere dökülür. Kişisel...

Devamını Oku →

Günler Geçer…

Haydar Ergülen Metin Cengiz için 5 parça daha... Metin Cengiz şiiri için 5 bölümden oluşan bir yazıyı 4-5 yıl önce, Eskişehir'de Rahmi Emeç ve Erol Büyükmeriç öncülüğünde yayımlanan, daha sonra benim de katıldığım Yazılıkaya dergisinde yayımlamıştım. Bu yazıyı da onun devamı olarak yazıyorum, böylece Metin Cengiz'le ilgili 10 parçadan oluşan bir yazı bütünlüğünü de belki sağlamış olurum. 1. Metin Cengiz bir eylemcidir. Eylemci olmak, eylem insanı olmak, bunlar bizim gibi demokrasinin esamesinin pek okunmadığı memleketlerde korkutucu terimlerdir. Türkiye'de de demokrasi adını verdiğimiz ortaoyunu bile askeri ve sivil darbelerle sık sık durdurulduğu, ve böylece bir türlü yerleşemediği için de, ne yazık...

Devamını Oku →

İkinci Yeni: Bir Erken Doğum

Yavuz Özdem   “Şiirde ikinci yeni hâlâ aşılmadı ’ 1990’lardan günümüze kadar gündemde olan bir bir iddiadır ve gündemde tutanların büyük çoğunluğu da şiir yazanlardır. Gerçi bunların hepsi, aynı saiklerle dile getirmezler bu iddialarını. İçlerinde kendi yazdığı başarısız şiirlerin aslında önemli şiirler olduğunu öne çıkarmak isteyenler de vardır (bir çeşit vasatlar arası yarışta öne çıkma arzusu); şiir okumayla, edebiyatla ilişkisini tamamen kesmiş elemanların ‘canım pek de okunacak şiir’ yazılmıyor günümüzde deyip kendi pozisyonlarını(!) meşrulaştırmak isteyenler de vs. Bunları bir kenara koyarak diyebilirim ki İkinci Yeni’nin 2000’lerde yeniden yeniden değerlendirilmesinin (üstelik 1970’lere, 1980’lere nazaran daha sağlıklı, serinkanlı değerlendirilmesinin); genç şairler tarafından...

Devamını Oku →

Celal Soycan’ın Ogün Kaymak’ın Okunaklı Harfler üstüne yazısı

Okunaksızın İmkânı: “ Okunaklı Harfler “ Celâl Soycan A/ Önce kitaptan rast gele iki alıntı: Arp solo ve ben ve artık / Istakozun su içişini seyrediyoruz-yetiyor her şey elimizden / dökülen lekeye / Boşa güneşe doğruluyoruz, ışığı ıslak A posteriori : Ey’vallah dostlar /. / Kaldırımı dar paçalı çektim altıma, yürüdüm ızgaralara / basa basa / Ayağım yalın, bazen yağar / Lâfı uzatamıyorum : Benden biri değilsiniz Ogün Kaymak’ın son kitabı Okunaklı Harfler’den aldığım bu iki örnek, poetik açıdan toplamı konuşabileceğimiz yapısal özellikler içeriyor. Bu özelliklerin şiirin yüzey yapısında ( sentaks ) örgütlenme biçimi, şairin ilk kitabından bu yana korunur....

Devamını Oku →

“Okunaklı Harfler”

Ahmet Ada Ogün Kaymak’ın otuz iki şiirden oluşan, küçücük oylumlu ama derin yapısı ve derin anlamı olan bir bütün inşa ettiği yapıtı “Okunaksız Harfler”, çağdaş Türk şiirine yeni tatlar, renkler ve kokular taşıyor. Kendi kuralını kendi koyan serbest koşuk, ona kendini ve dünyayı anlamlandırma olanağı sağlamış – yeni biçimler içinde. Bir varoluş sorgulaması, naif, ince, kırılgan. Bir dil şöleni, gündelik hayata gönderen. Sözcükleri okunaklı, harfleri gibi; ne var ki işaret ettikleri şeyler, nesneler farklılaşıyor. Anlamsal çoğalma söz konusu. Bu da, modern şiirin anlamlandırma pratiği üzerine yoğunlaştığını gösteriyor. Celâl Soycan, “Bu şiirin yerleşik eleştiriyi de, ortalama okuru da zora soktuğu açıktır...

Devamını Oku →

Thiziri Toumi’nin Sunumu ile Kader Laalem’in Metin Cengiz Hakkındaki Yazısı

THİZİRİ TOUMİ Dünyada araştırmacılar kuşakların iyiliği için çalışırlar. Her yerde kültür insanlarını, çok iyi işlenmiş bir metni bulmak için köşe bucak aramalarını sürdüren Kader Laalem'e ne kadar teşekkür etsek azdır. Bunların yanısıra Türkiye'den Metin Cengiz ve Fas'tan Bedevi kökenli, Facebook arkadaşı Abderahmane Bait gibi insanları bize tanıtıyor. Bu fırsattan yararlanarak Romen kadın yazar, arkadaşım Niculina Oprea Bucuresti'yi selamlıyorum. KADER LAALEM GÖNÜLLÜ YALNIZ ARAŞTIRMACILAR... Tanımı: Bir şey arayan kişi. Çıkar gözetmeden, “karşılık almadan” kültürel, bilimsel düzlemde hazine arayanlar. (Archambault, Accardo & Laouisset) Bereketli toprakta Atalardan kalma Bedevi gelenekleri Adlis'ler(kültür) için benliklerindeki gücün yeryüzüne çıktığı süreğen ve sonsuz bir kaynaktır; “tutlayet el...

Devamını Oku →

Baki Ayhan T’nin Çelişkileri

Ahmet Ada Kurşunkalem dergisinde [Eylül-Ekim 2011 tarihli, sayı: 13] Gültekin Emre’nin yaptığı “Bâki Ayhan T. ile Kopuk ve Başka Şeyler Üzerine” başlıklı bir söyleşi yayımlandı. Söyleşi, Bâki Ayhan T.’nin kendi şiirine ilişkin oldukça abartılı açıklamalarını ve yanlış bilgileri içeriyor. Kopuk, modern şiir bağlamında okunduğunda, öteki kitaplarına göre geri ve birbirinden farklı [biçem birliği olmayan], yer yer düzyazı olan, iletişim dilinden [verili dilden] büsbütün kopamayan şiirlerden oluşuyor. Kısaca şair, anlam kurucu olmaktan çok, anlam iletici bir şiir üretiyor. Kendisi, söyleşilerinde, imgeye yaslanan bir şiir ürettiğini söylese de, bu gerçekle, dahası şiiriyle örtüşmüyor. Şiirinin göstergeleri doğrudan doğruya gösterilen yönünde işliyor. İmgeleri kısır,...

Devamını Oku →

Metin Cengiz / Yıllıklar*

Metin Cengiz   Türk şiiri üzerine düşünmek, tartışmak artık yıllıklar düzeyine inmiş durumda. Bu nedenle de yıllıklar konusunda konuşmak oldukça güç. Ama yine de deneyeceğiz. Yıllık hazırlayan herkes nesnel olduğunu, şair seçiminde şairliğini kabul ettirmiş olanlarla gençlerden atılım yapanları, şiire yenilik getirenleri seçtiğini söylüyor. Ama şöyle bir bakıldığında, bütün nesnellik, tarafsızlık, adam kayırmama sözlerine karşın şairliğini kabul ettirmiş olanların yıl içinde görülen tartışmaların etkisinde yıllıklara alınmadığını, öznel yargılar adına öznel duyguların, kişisel ilişkilerin, çekemezliklerin, küskünlüklerin galebe çaldığını görüyoruz. Ben onun için Memet H. Doğan’ın vurgulamak istediği ‘şairlerin seçiminde nesnel (bir vasatı Türk Şiiri vasatının üstünde, şairliğini kanıtlamış; bir de yeni...

Devamını Oku →

Yıllık Tartışması Bitti

Metin Cengiz Sorun Yıllık tartışması Değil, YKY Şiir Yıllığı Bir düzeltmeyle başlayayım. Bizim yıllıklara, seçkilere, antolojilere karşı bir tavrımız söz konusu değil. Hatta Baki Asiltürk (Baki Ayhan T.)'ün yıllık hazırlayamadığına göre “seçki” hazırlamasına da değil. Dileyen dilediği biçimde antoloji, seçki, yıllık hazırlar. Yayınlar. Buna BA de dâhildir elbette. Bu herkesin anayasal hakkıdır. Takdir ise eleştirel değerlendirmelerden sonra gelir! Ama YKY gibi Türk edebiyatına sayısız yararlıkları dokunmuş bir kurumun çıkardığı yıllık söz konusu olunca, iş değişmektedir. Bu kurumun hazırlattığı yıllığı hazırlayan yıllıkçının bu kurumun sahip olduğu tarafsızlık, yapıcılık, nesnellik, edebiyata katkı gibi özelliklere sahip olması gerekmektedir. BA ise beş yıldır şairlerin...

Devamını Oku →