Yazarlar

GÜNEŞ GİBİ/ METİN CENGİZ

Ağzımız açılmasın istiyorsunuz Kulağımız duymasın   Hürriyet, adalet, ne kadar güzel şey varsa Unutalım istiyorsunuz   Çok görüyorsunuz sevişmeyi Yasak, günah diyorsunuz   Ama unuttuğunuz bir şey var Bütün bunlar sonsuz bir ışık kaynağı Aydınlatan içimizi dışımızı Sizin gittikçe ağırlaşan karanlığınıza karşı   Karanlığa karşı bu ışık bir tören Her sabah doğan güneş gibi   29.07.2017  

Devamını Oku →

Metin Cengiz

            Şair, yazar. Ardahan, Göle (3 Mayıs 1953,) doğumlu. Fatma Hanım ile ilkokul öğretmeni Tahsin Cengiz’in oğlu. 1964’te Göle Merkez İlkokulu’nu, 1972’de Kars Alpaslan Lisesi’ni, 1977’de Erzurum Atatürk Üniversitesi Temel Bilimler ve Yabancı Diller Yüksek Okulu Fransızca Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli tarihlerde siyasi dergi çıkarmak ve siyasi eylemde bulunmaktan dolayı bir çok defa tutuklandı. 1977-1987 yılları arasında Erzurum, Kars ve İstanbul’da Fransızca öğretmenliği yaptı. Bu süre içinde 1987’de İstanbul Marmara Üniversitesi Fran­sızca Bölümü’nü bitirdi. 12 Eylül döneminde TCK’nun 141. maddesinden 2 yıl hapis yattı. Öğretmenlik yıllarında il içi ve il dışı sürgünlere gönderildi, açığa alındı. Muş’ta...

Devamını Oku →

Çayan Okuduci

    1986’da silvanda doğdu. İlk orta ve liseyi Diyarbakır’da tamamladı. Sırasıyla uluslararası ilişkiler, geleneksel sanatlar ve ferfizyon bölümlerini yarıda bıraktı. Şiirleri çeşitli dergilerde ve fanzinlerde yayımlandı. İlk şiir kitabı Yeniden Doğmak İçin (2014) adıyla yayımlandı ve ilk baskısı kısa sürede tükendi. İkinci kitabı Travesti At’dır.

Devamını Oku →

BÜYÜK ŞİİR NEDİR NE DEĞİLDİR?/METİN CENGİZ

  Şiirimizde tartışılan, merak edilen bir konu da ‘Büyük Şiir’ dir. Şairler kuşkusuz soruna kendi poetikaları açısından baktıklarından konu hakkında herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir düşünceye ulaşmak güç. Kimine göre bize yeni bir ufuk açan şiir büyük şiirdir, kimine göre duygu dünyamızı alt üst eden şiir. Bazılarına göre de insanı sarıp sarmalayan, günlük yaşantımızda sık sık karşılaştığımız sorunları ele alan, pratik olarak yararı da dokunan şiirdir büyük şiir. Öyleleri, örneğin bir aşk şiirini, işlevleri açısından büyük şiire örnek gösterirler. Öyle ya, sevgilisine deniz kenarında bir şiirden dizeler kim okumamıştır ki? Büyük şiir daha nasıl olur? Dikkat edilirse büyük şiir nedir...

Devamını Oku →

ŞİİR DİLİ, KAPALILIK VE… /METİN CENGİZ

Yaşadığımız şu günlerde, gün geçmiyor ki şiirin geldiği yer, oluşumu, varsa yeni dilsel değeri ve deneyimi sorgulanmasın. Entelektüel olarak hazır olsun olmasın, yeterli olsun olmasın, çok sayıda insan bugün şiire bulaşmış durumda. Özellikle, şiirde imge avcılığının, hayattan kopuk, hayatta karşılığını bulamayan yığma dizelerle bezeli söyleyiş biçeminin öne çıktığı günümüzde, şiir yazmanın kolay bir iş haline geldiğinin görülmesi (!) üzerine, şiir yazan sayısında nicelik olarak bir hayli artış görüldü. Eh, fena şeyler yazılmıyor da değil. Dize avcılığı bu, kolay mı? Hatta öyle ki, bazen sürekli oturduğum mekanda benimle bir araya gelen kimi gençler konuşurlarken şiirin bütününe bakmadan “Ben şu dizeyi sevdim....

Devamını Oku →

ŞİİRE ŞİİR OLARAK BAKMAK/METİN CENGİZ

Son günlerde şiir dünyamızda “şiire şiir olarak bakmak” anahtar bir cümle haline geldi. Şairi bir yana bırakan ve öncelikle şiirin “şiir” olması gerektiğini vurgulamaya çalışan bu cümle, farklı şiir anlayışlarında, neredeyse ağırlıklı bir tanım olarak görülmeye başlandı. Bence, bir ön yaklaşım, önyargısız bir ilk değerlendirme için gerekli ve artık sloganlaşmaya yüz tutmuş olan bu tanımın (!) bir şiiri değerlendirmek için yeterli bir bakış biçimi olarak görülmesi, konuyla ilgili bir yoksullaşmayı da göstermektedir. Özellikle, bu tanımın içinde, o andaki şiirle ilgili verili bilgiler, önyargılı bakışlar ağırlıklı ve belirleyici olduğu için, bu tanım birçok belirsizlik içermektedir. Gerçek bir şiir okuyucusu bile, çok...

Devamını Oku →

YAŞADIĞIMIZ GÜNLER/ METİN CENGİZ

YAŞADIĞIMIZ GÜNLER   İyi günler yaşamıyoruz Gençlerimizin güneşi batıyor bir bir Çoluk çocuk kadın ve yaşlı Ölümün müziğini dinliyoruz Ve yudumluyoruz susamışçasına Sunduğu şarabı   İyi günler yaşamıyoruz Günler yol alan tren gibi karanlık bir vadide Hiçbir kesinliği yok bu gidişin Hiçbir anısı yok bu yolun   İyi günler yaşamıyoruz Acı anılar dağ gibi birikiyor   İyi günler yaşamıyoruz Artık onar onar ölüyoruz Bir bomba patlıyor aramızda Barış ve kardeşlik için diyorlar Böyle bir bomba patlıyor içimizde ***   Allah büyüktür, Allah büyüktür, Nicedir sırtımızda kambur gibi Devlet ve ölüm Bu iki hece

Devamını Oku →

SİVAS İKİ TEMMUZ/ METİN CENGİZ

SİVAS BİR MİLATTIR   Kültürde Sivas’ta 37 kişinin katliamı bir arzunun gerçekleştirilmesiydi. Arzu mekanizmasının kıyama dönüştürülmesi. Aslında gösteri ve şov zinciri tüm iletişim ağlarında, sorgulanmaya bile mahal kalmadan, söylem olarak ortaya çıktı. Hem de tüm hakiki çehresiyle. Artık Türk tipi lâik devletten söz etmek bile olanaksız. Bu tarih otokratik devletin gerçekleşmeye başlangıç miladı da olmuştur. Çünkü devletin tek meşru tabanı, öldürme hakkı verdiği bu kesimdi (!) Meşruiyetini böylesi olayları devam ettirerek sağlamaya çalışması da bunu ispatlıyor. Sivas’ta yakılan gerçek insanlarla insan figürü de bir defa daha katledildi. Bir defa daha, çünkü o gün orada geçmiş tarih ortadan tüm içeriğiyle kalktı....

Devamını Oku →

Mahire Taş

1968 yılı Elbistan doğumlu. İlkokulu Elazığ da okudu; daha sonra Ankara’da Cebeci Sağlık Meslek Lisesi’nde yatılı okudu. Liseyi bitirdiği yıl Elazığ Fırat Üniversitesi Kimya Mühendisliğini kazandı. Hemşire olarak hem gece nöbetleri tutup hastanelerde çalıştı, hem de üniversiteyi bitirmeye çalıştı. Tekirdağ'da kimya mühendisi olarak çalışmaya başladı. Yüksek lisansını Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Gıda Mühendisliği bölümünde yaptı. 22 yıllık çalışma hayatından sonra emekli oldu ve yurtdışına yerleşti. Şu an iki çocuğuyla yurtdışında-Almanya da yaşıyor. Çalışma hayatı boyunca SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) ve TMMOB da çeşitli görevler aldı. Ve bu nedenle çeşitli soruşturmalar, tehditler, uzaklaştırmalar yaşadı. Ona göre şiir içinde sakladığı küçük kızın...

Devamını Oku →

Selenay Kübra Koçer

13 Temmuz 1994 yılında Kadıköy’de doğdu.  İlk ve orta öğretimini Kocaeli-Darıca’da tamamladı.  Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi’nde Gastronomi eğitimi aldı. İlkokul yıllarından beri şiire ilgi duymakla beraber, Kocaeli Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu Çevre konulu şiir  yarışmasında birincilik ödülü kazandı.  Şiirleri daha ömce Kağıt Dergisi’nde yayımlandı.

Devamını Oku →