Genel

ERDAL ÖZ ANMASI/METİN CENGİZ

  ERDAL ÖZ ANMASI Günaydın dünya günaydın insanlık Bakın her yerde çeşit çeşit pencere Kimi sonuna kadar açık, ışıklı Kiminde kalın bir perde   Günaydın kardeşim günaydın Türkiye Gözlerimden serçeler geçiyor Güneşin battığı yerden doğduğu yere Her insanın bir aydınlığı var Kimse kalmasın hücrede   Sayfa sayfa güneşler saçmam bundan Bundandır adanmışlığım kitaplara Ben de tattım iyi bilirim ruhunu Düşmanım bile vurulmasın zincire   Hadi şerefine hürriyetin Bir yudum rakı daha içelim  

Devamını Oku →

Unutmama İmgesi Üzerine Yavuz Özdem İle Söyleşi

            Selenay Koçer: Sayın Yavuz Özdem, daha önce Varlık Dergisinde  Yalancı Kesinlik’teki şiirleriniz üzerine söyleşi yapmıştım sizinle; şimdi de  son şiir kitabınız, Unutmama İmgesi için birlikteyiz. Yaklaşık bir yıl içinde ikinci söyleşi.  Şiirlerini tanıdığım, takip ettiğim bir şairle, hem şiirlerini; hem de genel olarak şiiri konuşmak  benim açımdan mutluluk verici. siz ne düşünürsünüz bu konuda? Yavuz Özdem: Ne güzel, ne mutlu. Size de peşin peşin teşekkür ederim. İçinde şiir olan söyleşiler bunlar. Cemal Süreya, gençlerin yazdığı şiirleri okumayan şairlerin çok şey kaybedeceklerine yakın şeyler yazmış veya söylemişti yıllar önce. Ben de kendi adıma - şiirlerini...

Devamını Oku →

Metin Cengiz Şiiri Üstüne/Çayan Okuduci

                                  Metin Cengiz 80 sonrası dönemin önemli şairlerinden. İlk iki kitabı Bir Tufan Sonrası (1988) ve Büyük Sevişme (1989) için sonradan geliştirdiği şiirinin bir girizgâhı diyebiliriz. Bu sebeple bu yazıda 1980'li yılların hemen öncesinde yazıldığı anlaşılan ilk iki kitap üzerinde duracağız daha çok. Dilinin nereye evrileceğini, nasıl bir yol izlediğinin ipuçlarını taşıyor ve poetikasının temellerinde neler olduğunu gösteriyor bu ilk iki kitap. İlk iki kitapta denilebilir ki Cengiz, daha çok anlatmak istediğine yoğunlaşıyor; ne mesaj vermek istiyorsa -Marksist bilincin de etkisiyle- ve nasıl bir...

Devamını Oku →

Esma Özlen’in Söz ile Ateş Arasında’sı Üstüne Yusuf Alper Yazdı

  SÖZ İLE ATEŞ ARASINDA                                                                                                                                                                                                                                           Yusuf ALPER Esma Özlen, 1995 doğumlu çok genç bir şair. Felsefe eğitimi almış. Spinoza’yla ilgili bitirme tezi  yazmış. Şiirlerini son birkaç yılda bazı dergilerde okuduk. Çok genç olmasına karşın oldukça olgun şiirlerle göründü. İlk kitabı “Söz İle Ateş Arasında”* bu olgun şiirlerden oluşturulmuş. Şaşırtıcı olgunluk düşündürücü. Bunu felsefe okumasına mı bağlamalıyız yoksa acıların insanı ve dolayısıyla şairi olgunlaştıracağı düşüncesine mi? Doğrusu felsefe eğitimi almak önemlidir ancak her felsefe eğitimi alanın olgunlaşacağı ve olgun şiirler yazacağı düşünülemez. Ama hayatın erken olgunlaşmak zorunda bıraktığı çocuklar, gençler kendilerinden beklenmeyecek bir durulmaya, sakinliğe, olgunluğa ulaşabilir,...

Devamını Oku →

Yunus Karakoyun ile Despina Üzerine/Son Gemi

          -Son Gemi okurlarına kendinizden ve Despina adlı şiir kitabınızdan bahseder misiniz, okuru neler bekliyor? Cevap:Öncellikle bu güzel söyleşi için teşekkür ederim. 20.06.1988 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesinde doğdum. Benim şiirle tanışmam lise yıllarına dayanıyor.Her şair gibi herkesin yaşadığı içsel ve dışsal dünyamı şiir ile bütünleştirerek  günümüz itibarı ile şiir dünyasına adım attım.Yaşadığımız çoğrafya insanı sürekli bir mücadele içerisinde yer aldığı için bu koşullar çerçevesinde ister istemez toplumsal olgular neticesinde şiirlerimin zemini hazırlandı. Despina adlı kitabım daha çok içinde bulunduğumuz hayatın yansımasıdır.Geçmişte olan bazı yıkıcı ve insani olarak  ihmal edilmiş,ötekileştirilme gibi konular şiirsel  bir dil ile anlatılmaktadır.Despina...

Devamını Oku →

ALKOL (RAKI) ÜSTÜNE AFORİZMALAR/METİN CENGİZ

Rakı üstüne MEY'in desteği ile Overteam tarafından üst üste yayınlanan kitapları görünce bu yazıyı paylaştım. Bizim de bir katkımız olsun! Alkol demeyi tercih ettim zira rakı kültürel olarak "milli içkimiz" olsa da diğer keyif verici içkilerin hakkını yemek istemedim. Alkol- İlk söz:Amerika yerli dilinde ateş suyu. Evreni oluşturan dört ana unsurdan ikisinin terkibi:ateş ve su. Havayı soluyor, toprağın üstünde yürüyoruz. Hayatın rengi gibi geliyor bana ateş suyu.             İçkinin başka renkleri var mı? Doktorlar algı zayıflığından söz ederler. Gerçekle olan ilginin azalmasından. Bir de ayakta duramamaktan. Demek bunca algısı güçlü olanlar yüzünden dünyanın bugünkü hali perişanı ha! Yaratılmış gerçeklik içinde...

Devamını Oku →

KOPUŞA  CESARET VERMEK, İKİNCİ YENİ  VE  ANKARA… /YAVUZ ÖZDEM

Yıllar önce 1950’lerde ortaya çıkan ikinci Yeni  için,  ‘erken doğum’ içeriği yüklediğim bir yazı yazmıştım. Bahse  konu yazıda demeye getirmiştim ki;  1950’ler köyden kente göçün yaşandığı yıllar; ama kentli birey, yalnızlık, yabancılaşma vb. iliklerimize kadar yaşadığımız yıllar da değil. İkinci Yeni 1980’lerde ortaya çıkmalıydı, şartlar 1980’lerde olgunlaşmıştı; hatta ille de göç-kentleşme  ve bunların getirdiği sorunlar bahsinde edebiyata bir yansıma olacaksa;  roman , şiirden  daha yatkındır .Bu minval üzere de Latife Tekin’in Sevgili  Arsız    Ölümü’nü (1983) 1950’lere;  Dünyanın   En   Güzel Arabistanı’nı da (Turgut Uyar,1959)  1980’lere yakıştırmıştım.   Aslında kişisel  merakımı kışkırtan meselelerdi  bunlar;  zaten bir sonuca ulaşma gayem  de yoktu.  Ancak  şu...

Devamını Oku →

HİLMİ YAVUZ ŞİİRİ ÜZERİNE/ÇAYAN OKUDUCİ

  HİLMİ YAVUZ ŞİİR ÜZERİNE DENEME-ELEŞTİRİ   Hilmi Yavuz’un ilk şiir kitabı Bakış Kuşu (1969)'ndan, son kitabı Melâmet Şiirleri (2017)’ne kadar bazı değişimlerle poetikasını oluşturdu. Hilmi Yavuz poetikasını temel olarak gelenek ve moderni birleştirerek kurmuştur. Bunun yanısıra oluşturduğu poetikayla 1980 sonrası bazı şairleri etkilemiş, klasik modern diyebileceğimiz bir şiirin oluşmasında etkin olmuştur. Hilmi Yavuz şiiri bazılarınca kapalı (hermetic, hermétique) bir şiir olarak tanımlansa da aslında anlamsal derinliği olan, Divan şiirine özgü bir şiir inşasıyla hem hal olan bir şiir: doğuya özgü gizem,  tasavvuf düşüncesi, bu şiirin esas kodlarıdır. Bu kodları çözdüğümüzde Hilmi Yavuz'un şiirini daha açık anlarız. Dil ve biçim...

Devamını Oku →

Entretien avec Metin Cengiz par Martina Toppi

    Martina Toppi: Quand as-tu commencé à écrire de la poésie? Metin Cengiz: Depuis mes années d'enfance je lis de la poésie. En famille nous avons aimé le poème. Je me souviens, peu à peu j'avais commencé à écrire la poésie aussi. Mes copains voulaient de moi un poème pour donner à leurs amantes. Enfantillage… Brièvement j'écrirais quatrains pour les amoureux. Bien sûr tout ces exercices étaient la préparation pour le futur. Je crois que j'écrivais sur une terre culturelle et appris. Aujourd'hui beaucoup de poète écrit sur la même terre.   MT: Qu'est-ce qui t'inspire? MC: Tout. La...

Devamını Oku →

Interview with Müesser Yeniay by Martina Toppi

    MÜESSER YENIAY INTERVIEW It has never been so important to me to understand the living of a poet before even thinking of writing about his or her poems. The life of Muesser Yeniay is strictly linked to her words which, just as blood drops, mark the paper. Just as blood, I say, because blood has a primordial meaning, like the strenght of Muesser’s soul, but it is also a symbol for sacrifice. To be a woman and to be a poet are two dimensions that cost dear every day to someone like Muesser Yeniay. She was born in...

Devamını Oku →